29 Mayıs 2017 Pazartesi

MEKTUP

Siz hiç postacı yolu gözlediniz mi? Mektup yolu beklerken heyecanlandınız mı? Ya da gelen mektubu defalarca okudunuz mu?

Lisedeyken bir sınıf arkadaşım vardı. Adı: Ayşe.. Kitap okumayı seven bir kızdı.. Yeni çıkan kitapları takip ederdi. O kitapları, ben de Ayşe'yi takip ederdim..

Lise bitince ilçedeki halk kütüphanesine üye olmuştum. Oradan kitap temin edebiliyordum. Ama ilçe bizim köye elli beş kilometre uzaklıkta olduğu için her zaman gidemiyordum. Köyde de kitap alabileceğim bir yer yoktu. Kitapsız kaldığım zamanlar oluyordu. Böyle zamanlarda Ayşe imdadıma yetişiyordu. Onunla mektup arkadaşı olmuştuk. Neredeyse her hafta Ayşe'den mektup gelirdi. Ben de mektup yolu gözlerdim. Her mektubu heyecanla açardım. Sonra da vakit geçirmeden cevaplamaya çalışırdım.

Ayşe, okuduğu kitapların bölüm bölüm fotokopisini çektirip mektubun içine koyardı. Ben de onun sayesinde o kitapları okumuş olurdum. Hem kitapsız kalmadığım için mutlu olurdum hem de okumayı seven böylesi bir arkadaşa sahip olduğum için..

O yüzden şartlar ne olursa olsun okumaktan vazgeçmemeli insan.. Ve yanında böyle güzel arkadaşlar edinmeli.. Zira, kitaplar da, yüreğinde kitap barındıran arkadaşlar da; ekmek gibi, su gibi temel ihtiyaçtır benim için.. Ne diyelim ekmeğiniz bol olsun..

32 yorum:

  1. Ne kadar güzel ir arkadasin varmis :) bunu herkes yapmaz.Bende esim askerdeyken göndermistim o aklima geldi.Eskiler daha güzeldi ya dimi :)💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir arkadaştır kendileri.:)Mektuplar çok özel ve güzel oluyorlar.Keşke şimdi de yazabilsem.Tekrar postacı yolu gözleyebilsem diye düşünmüyor değilim.Eskiler daha bir güzeldi sanki.:)

      Sil
  2. ayşe ye bayıldım ben! okuma hevesini yaymaya okuyana yardımcı olmaya bende çalışıyorum ama çok yakınlardaki deneyimlerim hoş değil kitabı alın okuyun sonra geri getirin yeter dedim iki kere, iki kere de geri gelmedi :) ama kitabın değerini bilen başkalarına vermeye devam ediyorum denk gelirse.. biliyorum ki beş sene de geçse o kitap bana geri gelecek!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe hoştur gerçekten. Düşüncelerinize katılıyorum.Benim de gidip gelmeyen çok kitabım oldu.Değerini bilene vermek en güzeli sanırım.:)

      Sil
  3. Ne güzel bir arkadaş Ayşe, dönem itibari ile mektup beklemenin heyecanını yaşamış biriyim o günlerde farklı bir güzeldi

    YanıtlaSil
  4. Benimde mektup arkadaşım vardı lise bittikten sonra üniversiteye giderken. Kitap okuyan insandan zarar gelmez diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mektup arkadaşları güzel oluyor.Kitaba gerçek değerini verenden zarar gelmiyor aslında.Zararı vermeyenden görüyoruz maalesef.:)

      Sil
  5. 1990'ların başında eşim Kıbrıs'ta askerdi. O zaman sevgiliydik tabii. Telefon kısıtlıydı, hele Kıbrıs için çok zordu. Bense mektup yazmaya bayılıyordum. Ben beş mektup yollasam sevgilim bir mektup yollardı ama olsun:) Mektup arkadaşlarım da vardı ama asker sevgiliden beklenenler bambaşka tabii. "Postacı yolu gözlediniz mi?" deyince aklıma o günler geldi:) Gözlemek ne kelime ahbap olmuştuk postacıyla ve iki günde bir mektup yolladığım için postanede çalışanlarla:) Mektupların hepsi duruyor, ara sıra açıp bakıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinki de güzelmiş.Hem asker yolu hem postacı yolu gözlemek güzel olsa gerek.Aradan geçtikten sonra tekrar okumak da güzel oluyor.Koklayınca bile hala hasret kokar.:)

      Sil
  6. Eskiden mektup arkadaşlıkları vardı. Hey gidi hey. Heyecanla beklerdim gelecek mektupları okumak için... Ne güzel arkadaş Ayşe... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir heyecan değil mi? Ayşe ginilerin çoğalması dileğiyle...Sevgiler:)

      Sil
  7. Mektup deyince akan sular durur... ne kadar büyük keyiftir sayfalarca özenerek el yazısı ile bir zarfın içini doldurmak, arada kurutulmuş çiçek, lavanta tanecikleri ya da el işiyle hazırlanmış herhangi bir şeyi de kağıt arasına sıkıştırıvermek. :)

    Çok değerli o anlara selam olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun değeri,samimiyeti, heyecanı, güzelliği çok ayrı.
      Bizden de selam olsun.:)

      Sil
  8. Ne güzel gönlü Bir Ayşe 😊 artık pek kalmadı böyle güzel gönlü arkadaşlar dilerim hep olurlar Rabbim güzel insanlarla karşılaştırın inşallah canım benim sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşım diye söylemiyorum gönlü güzeldir gerçekten Ayşe'nin.:) Umarım hepimizin hayatında böyleleri hep olur.:)

      Sil
  9. Ne güzel kitap sevdalısı olmak.Mektupla fotokopi kitaplar.(Buradan müthiş hikaye olur.)Ben de annemin mektuplarını hiç unutmam. Annem , ilkokul üçten terk sadece okuma yazma var. Babam Almanyada'yken ona gönderdiği mektuplar ,ben Ankara'ya okumaya geldiğimde yazdığı mektupları hiç unutmam. Cümleler eksik, kelimeler yarım . Ama içten ,samimi, duygusal.Kardeşimde mektubu var. Bu arada annemin ruhu şad olsun. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikayeyi sizden bekliyorum o halde.:) Mektuplardaki samimiyetin ayrı bir güzelliği var.Şimdi o güzelliği çok özlüyorum.Annenizin de ruhu şad olsun.Sevgiler.

      Sil
  10. Evet aynen dediğiniz gibi ekmek gibi su gibidirler öyleleri... emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekmeğimiz,suyumuz eksik olmasın o halde.:)

      Sil
  11. Bizim çağımız mektuplaşma çağıydı. Cep telefonları, mesajlar gündemde değildi. Ben hala el yazısıyla notlar yazmakla mutlu olurum.
    Kısa mektup da yazmazdık. Uzun, detaylı, paylaşımcı mektuplardı.
    Ayşe gibi arkadaşlar zor bulunur. Çoğalmalarını dileyelim.
    Sevgiler, bol kitaplı, güzel arkadaşlı günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknolojinin gelişmesi güzel fakat eski güzelliklerin de yerini tutmuyor.Hangi mesaj bir mektubun yerini tutabilir ki? Umarım çoğalır Ayşe gibiler.Sevgiler:)

      Sil
  12. Ne güzel dile getirmişsin şimdi kitap okumamak için gençler öyle bahaneler yaratıyor ki okullarda buna şahit olup üzülüyorum. Ben de kütüphane müdavimiyim bu arada okuduklarımın çoğunu oradan temin ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o gençler o bahanelerin onlara hiç faydasının olmadığını görebilse keşke.Kütüphaneleri severim bende.:)

      Sil
  13. Mektup, beklemek demekti. Sabır demekti. Tekrar tekrar okumak demekti. Değer vermek, saklamak demekti. Mektup tarih demekti. İletişimin bunca hızlandığı bir dönemde onun da gözden düşmesi kaçınılmazdı elbet ama mektubun ne demek olduğunu bilenler onu hiç unutmadılar.

    Bir dolmakalem sever ve koleksiyoncu olarak, şunu söyleyebilirim ki, yazmaya sevdalı insanlar ne kağıttan ne kalem ne de mürekkepten kopabiliyorlar. Hala belli mecralarda kullanılmakla birlikte mektup bir iletişim aracı olmaktan çıksa da, inatla mektup yazmayı sürdüren, duygulara dokunulabileceğini hatırlayan insanlar var.

    Ne hoş bir anımsatmaydı.

    Sevgi ve saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız.Hala mektup yazmayı sürdürebilen birilerinin olması da ayrı güzel.Hele yazmaya sevdalıysa insan kopamıyor mektuplardan.Sevgi ve saygılarımla:)

      Sil
  14. Kitap okuyan dostun yeri bir farklı oluyor, belki de okuyanı yine en iyi okuyan anlıyor... Çok güzel bir dostluğunuz varmış :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet,kitap kokusu alanlarla daha iyi anlıyoruz birbirimizi. Herkese böyle güzel dostlar dilerim.:)

      Sil
  15. mektup günümüzde etkinliği yitirdi yitirecek olan iletişim araçlarından biri ne yazık ki. Ama böyle güzel şeylere yardım ettiyse ne güzel

    Önemli olan insanın içinde istek olması insan istedikten sonra her şeyi yapar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala bu etkinliği yitirmemek için direnenler var.Bunun için istemek önemli.

      Sil
  16. ne güzel bir arkadaşlıkmış :)

    YanıtlaSil