8 Nisan 2017 Cumartesi

KÜÇÜK BİR KIZ ÇOCUĞUYUM

Küçük bir kız çocuğuyum ülkenin birinde. Üzerime yıldız yağar  gibi bomba  yağıyor. Bir namlunun ucunda küçücük ömrüm..

Eskiden gece yatağıma girdiğimde güzel rüyalar görüp sabah koşarak anneme anlatırdım. Oysa ya şimdi? Artık rüyalarım kabusa dönüştü. Rüyalarımda hiç sabah olmuyor. Sabah uyandığımda hayatta mıyım diye kontrol ediyorum. Korkudan büyüyen gözlerimle bakarken etrafa, annem anlıyor rüyamda ne gördüğümü. Ve ben artık rüyamı anlatmıyorum ona. Sahi siz hiç yıldızların üzerinize yağdığını gördünüz mü?

Küçük bir kız çocuğuyum ülkenin birinde. Eskiden resim yapmayı çok severdim. Rengarenkti benim dünyam. Masmavi bir gökyüzü, şırıl şırıl akan dere, mis gibi kokan çiçekler olurdu resimlerimde. Şimdi ise boyalarım değişti. Gökyüzünü hiç mavi görmüyorum ki mavi çizeyim. Griler, siyahlar ve kırmızılar oluşturuyor renklerimi. Dahası gözyaşının rengi olmaz ki. Dumanlar yükseliyor şehrin her yerinden. Şırıl şırıl akan derenin rengi kırmızıya dönüşmüş kan gövdeyi götürürken. Mis gibi çiçek kokuları yerine barut kokusu yayılıyor etrafa. Sahi siz hala çiçek kokluyor musunuz? Cevabınız evetse kokusunu bize de gönderin. Hasret kaldık buralarda..

Küçük bir kız çocuğuyum ülkenin birinde. Kaç gündür yiyecek yemeğimiz yok bizim. Özenle kurulmuş sofralarımız da. Annem su kaynatıyor çorba niyetine. Gözyaşımızı bırakıyoruz tuz niyetine içine. Niyetlerimiz de değişti artık. Sahi büyüklerin niyeti ne? Büyüklerin kavgasında neden küçükler acı çekiyor?

Küçük bir kız çocuğuyum ülkenin birinde. Eskiden mahallede toplanır oyunlar oynardık. Cıvıl cıvıl çocuk sesleri duyulurdu her yerden. Şimdilerdeyse dört bir yandan  bomba sesleri duyuluyor. Artık sokaklarda çocuk yok. Artık mahallede de çocuk yok. Mahallenin son çocuğu benim. Yarın, sabah olacak mı benim için bilmiyorum. Bildiğim tek şey Nazım'ın dediği gibi büyümez ölü çocuklar..


KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim

kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâğıt gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Nazım Hikmet, 1956

29 yorum:

  1. Çok güzel ifade etmişsiniz dünyanın gözü önünde yaşanan trajedileri. Olan maalesef çocuklara oluyor :( Büyükbaşların en kısa zamanda birbirleriyle anlaşıp tekrar huzurun geri gelmesi dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hayatın en masum yanını,çocuklarımızı kaybediyoruz hiç de masum olmayan savaşlarda.Savaş çıkarmak kolay,barışı sağlamak zordur.Huzur dolu,barış dolu yarınlar diliyorum tüm insanlık adına...

      Sil
  2. Of, of, savaşlar çocukların çocukluklarını çalıyor diğer bir sürü şeyle birlikte.

    Çok güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Savaşlarla çocuklar ya erken büyüyorlar ya da hep çocuk kalıyorlar maalesef...

      Sil
  3. Ne kadar anlamlı, ne kadar güzel bir yazı bu böyle. Malesef ki savaş her zaman yıkım getiriyor, sadece yıkım. En çok da çocuklar acı çekiyor, altında eziliyor bu yıkımın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke savaşmadan yaşamayı öğrenebilse insanlık.Ve keşke yürekler güzelliklerle inşa olsa.Yıkımlarla değil.Olan hep masuma oluyor ne yazıkki.

      Sil
  4. Bu hayat sanırım birilerinin acı, birilerinin mutluluk, az bir kesimin de ortada kalmasıyla kurgulanmış bir olgu. Çocukluktan beri iyiniyet dileklerini duyarım, söylerim, katılırım.. ancak bunun için çaba göstereni görmedim.. çok acı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enseyi karartmayın, mutlu rolü yapanlar gerçekten mutlu mu acaba? Onların sizi oyundan düşürmesine izin vermeyin, bence.. Önemli olan gerçek mutluluğu yakalamak.. "Gerçek mutluluk" ne peki, ben de tam bilemiyorum fakat servetle, hükmetmekle gelen birşey olmadığı kesin.. Mesele onu yakalamakta zaten.. Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
    2. Yoo bilakis ömrünüzde görebileceğiniz EN Polyanna benim :) Sadece bu dünyada bazı tacirlerin ceplerini doldurması için bir yerlerde sürekli savaş olması gerçeğinden bahsetmek istedim alttan. Bizler (ben 62 doğumluyum) çocukluğumuzdan beri büyüklerimizden bu acı haberleri ve ardından dilekleri duyarak büyüdük. O zamandan bu zamana hep bir yerlerde çocuklar, kadınlar, erkekler kısacası insanlar öldü. Sonunda kısa bir barış, ardından yine savaş.. Bu hep böyle sürüp gidecek, ben öldüktan sonra başka insanlar yine bunu yaşayacak.. Yani demem o ki; DÜNYA düzeni böyle demek.. aynı şeyi siz de ilk cevapta yazmışsınız zaten.. "olan hep masuma oluyor ne yazık ki" diyerek.

      Kusura bakmayın bu sabah biraz çenem düştü.. hatalı laf ettiysem affola :) Sevgiler,

      Sil
    3. Çıkar çatışmaları, sömürgecilik anlayışı, aç gözlülük neticesinde ateşlenen silahlar, atılan bombalar bir çok ocağa ateş düşürmekte. Savaş çıkarmak kolay barış ise zor. Bazılarının da işine gelmektedir bu durum. Keşke kan akmasa, çocuklar ölmese diyorum. Ama yaşanıyor maalesef bunlar. Yine de gelecek için barış diliyorum. Bir de bu ortamdan kurtulmak için herkese düşen bir pay olduğunu düşünüyorum​. Keşke herkes üzerine düşeni yapsa.. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgiler :)

      Sil
  5. Gerçekten yüreğimize dokundun canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce kendi yüreğime dokundum yazarken ve canım yandı.

      Sil
  6. Açgözlülük bitmiyor. Birilerinin açgözlülüğü yüzünden savaşlar birbirini takip ediyor. Olan hep masumlara özellikle de çocuklara oluyor.
    Tarihten dersler çıkarılamıyor. Kısır döngü devam edip gidiyor ne yazık ki...
    İyiler kötüler kadar hatta daha güçlü ve cesur olmadıkça böyle de devam edeceği kesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke iyiler kötüler kadar hatta daha güçlü ve cesur olabilse...Keşke ders alınabilse.Ah keşke...

      Sil
  7. Gözlerim doldu.Bu konu beni maf ediyor ya.Tv de seyrederken ağladım susturamadim kendimi.Ben nelerle ugrasiyordum kizim icin onlarsa canlari için :( Allahim yardim etsin artk krtulsunlar ya :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkilenmemek elde değil onların hallerinden.Bizler rahat döşeklerde yatarken onlar kimbilir ne haldeler? Umut etmek istiyorum bu akıtılan son damla kan son gözyaşı olsun.

      Sil
  8. Ağlamaklı okudum yazınızı, yüreğim titredi. Elimden bir şey gelmemesi mahvediyor beni :( Dua dua dua... Yureginize sağlık♡♡♡

    Yukarı da bir yoruma maalesef katılıyorum;
    "hep bir yerlerde çocuklar, kadınlar, erkekler kısacası insanlar öldü. Sonunda kısa bir barış, ardından yine savaş.. Bu hep böyle sürüp gidecek, ben öldüktan sonra başka insanlar yine bunu yaşayacak.. Yani demem o ki; DÜNYA düzeni böyle"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o yoruma istemesem de katıldım. Keşke olmasa diyorum ama dünyanın düzeni böyle maalesef.Keşke bu düzeni bozacak birşeyler yapabilsek.Elimizden birşey gelmiyor ne yazıkki.

      Sil
    2. Bu düzeni değiştirmek "insan"ın kodlarını değiştirmeye bağlı. Bu da imkânsıza yakın bir şey. Merkeze kendini koyan kötü ruhlu insan bencilliğinin gereği ali çıkarları için hiç bir şeyden çekinmez. İyi ruhlu insan ise ne kadar çıkarına aykırı da olsa kesinlikle başkasına zarar veremez...

      Sil
  9. Biz büyüklerin cehaletinin, beceriksizliğinin, kişisel hırs ve öfkesinin ve tabii açgözlülüğünün masum kurbanları. Hiç değişmedi ve sanırım değişmeyecek. Ne yazık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En acı olan da büyüklerin kavgasının bedelini masum küçüklerin ödemesi.Yazık oluyor gün yüzüne hasret hayatlara.

      Sil
  10. Çok güzel anlatmışsın canım, ne yazık ki dünyada durum bu. Savaşları büyükler çıkartır, masum insanlar acı çeker. Çok yazık çok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef böyle. Filler tepişir çimenler ezilir, yani. "Lütfen çimlere basmayınız" levhası sadece bir metal levha olarak duruyor ortada, okuyup dinleyen kalmamış.. Levhayı daha canlı renklerle mi yazmalı acaba??

      Sil
  11. Ne kadar duygusal bir yazı insan bir çocuğun ağzından bunları dinleyince daha da çok etkileniyor ve acıyı anlıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kötüsü de en masum varlıkların küçücük yüreklerinde kocaman yaraların açılmış olması. O yüzden bu kadar etkileniyoruz çocuklardan...

      Sil
  12. evt anlamlı ve dokunaklı bi yazı olmuş.. eline sağlık..

    YanıtlaSil
  13. Nerede bir çocuk ölse acısı benim ocağımda ... Neyse ki beden bir kabuk huzura erdikleri sonsuzlukta mutlu mutlu uyusunlar şimdi... yüreğinize sağlık öyle güzel ifade etmişsiniz ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar beni de çok etkiler.Umarım çocukların öldürülmediği bir dünya sunabiliriz çocuklara.

      Sil