6 Ekim 2019 Pazar

KÜÇÜK KIZ

Bohçalara sarılıp sandıklara konulmuş duyguların arasında buldum seni. Bahardalı işlemeli patiskalara sarılmış, sararmış albümlerin arasında gizlenmiş utangaç bir kız çocuğu gördüm etrafta kaybolan yıllarımı ararken.

24 Eylül 2019 Salı

TARLA GÜZELİ

             







Sen hiç boynunu büken bir ayçiçeği gördün mü? Uçsuz bucaksız tarlada herkes yüzünü gökyüzüne dönerken o ürkek bakışlarını yere dikmiş, boynunu bükmüş, usulca nazlı  nazlı süzülüp duruyor.  Kendini gizledikçe güzelliği ortaya çıkan nazlı bir tarla güzeli sanki.

10 Eylül 2019 Salı

AĞAÇ EV SOHBETLERİ -2


Merhabalar...
Ağaç ev sohbetlerinin ilkine katılamasam da ikincisiyle karşınızdayım. Bu sohbetlerin ev sahipleri:

https://akkurttaha.blogspot.com/2019/09/agac-ev-sohbetleri-02.html ve https://edischar.blogspot.com/2019/09/agac-ev-sohbetleri-2.html?m=1
Kendilerine böylesine sıcak bir ortam oluşturdukları için teşekkür ederim.
Konuyu belirleyen arkadaşımıza da ayrıca teşekkür ederim.
https://konumuzkitap.blogspot.com/2019/09/agac-ev-sohbetleri-2.html?m=1

Konumuz şu:Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?

Cevabımız bu: Geçen gün mahalle sakinlerinden 9 yaşlarında bir kız çocuğu gözümün önünde yediği yiyeceğin paketini yere attı. Uyarıda bulunduğumda "ne olacak  ben hep atıyorum" dedi. Evde yediğin çikolatanın kağıdını salonun  orta yerine atıyor musun diye sorduğumda "hayır" cevabını verdi. Bu çocuk evinde yere hiç çöp atmıyormuş. Oysa temiz durması gereken sadece evimizin salonu değil. Yaşadığımız her yer temiz olmalı. Ağaç yaş iken eğilir misali küçük yaşta bu eğitim çocuklara verilmeli. Aksi halde çöpünü yere atan büyüklerden olurlar.

Eskiden okullarda ormanların oksijen kaynakları olduğu anlatılırdı. Şimdilerde ormanlar yok edilip yeşile hasret kalan nesiller yetişiyor. Onları bundan mahrum bırakanlar ise biz büyükler oluyor. İnsanlığın yararına yapılacak hiçbir yapı, ortamı ağaçsız bırakmak için bahane oluşturmamalı. 

Yapılanmalar arttıkça nefes alacağımız alanlar azalıyor. Daha az bina daha çok yaşam alanı, yeşil alan olmalı. Yediden yetmişe herkese eğitim verilmeli. Yere çöp atmak doğal hale gelmemeli. Caydırıcı cezalar olmalı. Havayı kirleten her türlü gaz ortadan kaldırılmalı. Farkındalık oluşturacak tiyatro oyunları, sahne gösterileri, konserler düzenlenip bu konuya dikkat çekilmeli. Ama herşeyin sırrı bence tek kelimede saklı: EĞİTİM









6 Eylül 2019 Cuma

BENİM ADIM EYLÜL!


             
Sıcak renklerin gölgesine gözyaşlarını bırakan biriyim ben. Oysa sarılar, turuncular, kızıllar hakimdir benim dünyamda. Ben kim miyim? Benim adım Eylül...
Cevapsız mektupların bekleyicisi, söylenmemiş sözlerin habercisi, yazılmamış bestelerin bestecisi ve daha nicesi...

27 Ağustos 2019 Salı

KEŞF-İ BLOGGER ETKİNLİĞİ

Merhabalar:) Keşf-i blogger  etkinliğiyle karşınızdayım. İki güzel blogger arkadaşın vesilesiyle başlayan bu etkinlikle birlikte yeni tanışmalar, yeni kaynaşmalar olacağı inancındayım. O halde ne duruyorsunuz? Keşif başlasın.:) İyi gezmeler...

Yapmanız gerekenler:
1. Aşağıda link bırakan güzel arkadaşları takip etmek

2. Kendi linkinizi yazının sonuna eklemek

3. İçtenlikle yazıyı sonlandırmak ve blogger arkadaşları davet etmek


Etkinliği başlatanlar:
https://edischar.blogspot.com/2019/08/kesf-i-blogger-etkinligi.html

https://akkurttaha.blogspot.com/2019/08/kesf-i-blogger-etkinligi.html


Blog Linklerimiz;

edischar.blogspot.com

akkurttaha.blogspot.com


sadevederin.blogspot.com



semsiyeninaltindakikiz.blogspot.com

bloggerajandasi.blogspot.com

https://fairytaleess.blogspot.com/

gizlipencere06.blogspot.com

bilgininpenceresi.blogspot.com

buyuklutuf.blogspot.com

gunesebakarken.blogspot.com

tarifdunyam.blogspot.com

mavigokyuzununelleri.blogspot.com 

kitapeylemi.blogspot.com.tr

guzellikalgisi.blogspot.com

nurruyakara.blogspot.com

aranizdanbirilehayatadair.blogspot.com

burasihayalkahvesi.blogspot.com

geceblg.blogspot.com

sevdadanyazilar.blogspot.com

benimisimdikis.blogspot.com

24 Ağustos 2019 Cumartesi

AĞAÇ ZAMANI




                       
                   
Yeni odasında ilk gecesini geçiren Alan'ın penceresinin önünde bekleyen düşmandan haberi yoktu. Dalları Alan'ın penceresine kadar uzanan Bay Dişbudak, kurduğu salıncakla dallarını örseleyen çocuktan intikam almak için ağaç zamanının gelmesini bekliyordu. Ağaç zamanında sadece ağaçlar yürüyebilir ve konuşabilir. Geri  kalan herkes olduğu yerde donup kalır. Bu büyülü saatler başlayınca Bay Dişbudak, Alan'ı kovuğuna atacak, ona hak ettiği cezayı verecekti. Fakat unuttuğu bir şey vardı Ağaç zamanının büyüsü ağaç dallarındaki sincapları, kuşları, sinekleri etkilemediği gibi küçük çocukları da etkilemiyordu.

18 Ağustos 2019 Pazar

ZEYTİN AĞACI




                       
Bir küçük salıncak kuruldu zeytin dalları arasına. Ve küçük bir yürek sallandı umuda doğru... Yüzündeki tebessüm herşeye bedeldi minik yavrunun. Hayalleri vardı, planları vardı. Daha da ötesi umudu vardı. Bakmayın öyle di'li geçmiş zaman kullandığıma. Hala var olan şeyler bunlar.

4 Ağustos 2019 Pazar

KÖMÜRLEŞEN PATATES




Maviyle mor karışımı bir gökyüzünde göçüp gidenleri seyre dalmışken ben, balkona kadar ulaşan bir koku beni kendime getirdi. Şöyle kokuyu içime çekmemle kendimi mutfakta bulmam bir oldu. Nar gibi olmaktan öte kömüre dönüşmüş patates kızartması ,cips gibi bile yenecek türden değildi artık.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

SALLANAN SANDALYE

Çok  eski zamanların birinde küçük bir kasabanın girişinde bir kayın ağacı yaşarmış.
Gençken insanlara gölge olmuş ama yaşlanınca nereye gideceğini şaşırmış.  Sonra kendini emanet etmiş bir marangoz ustasının eline.

Usta şöyle bir bakmış yaşanmışlık var bu ağaçta demiş. Kim bilir kimler dinlendi gölgesinde? Kim bilir hangi oyunlara şahit oldu gözleri? Kim bilir hangi sözleri duydu kulakları? Ah bir dile gelse neler anlatır bize. Bir sağına çevirmiş ağacı bir soluna. Bundan öyle bir şey yapacağım ki ona her oturan kendinden bir şeyler bulacak, her dokunan bir hikaye dinleyecek.

Haydi öyleyse işbaşına demiş kendi kendine marangoz ustası. Önce fazlalıkları yontmuş. Zira her fazlalık bir engel teşkil ediyormuş. Sonra hünerli elleriyle şekil vermeye başlamış, hayallerini işlemiş ilmek ilmek ağaca. Kıvrımlarını muntazam vermek için çok hassas çalışıyormuş. Kol koyma yerleri mütevazı görünse de aşağı doğru inen işlemeler ayrı bir hava katıyormuş. Salıncakta sallanır gibi bir havası varmış, üzerinde oturan kendini o havaya kaptırırmış. İşini bitirince şöyle bir bakmış usta. Ne de güzel görünüyormuş.  Emeğine değmiş.

Marangoz ustası çok yorulmuş ince hesap yapmaktan. Şunun üzerinde ilk ben dinleneyim demiş kendi kendine. İnce belli çay bardağını tavşan kanına bulayıp almış eline. Terini silmiş her zamanki yerinde asılı duran havlusuyla. Mendiller kar etmeyince ustanın terine, sonunda çareyi havlu kullanmakta bulmuş. Şöyle kurulmuş üzerine sandalyenin. Çayından bir yudum almış. Tıngır mıngır sallanma eşliğinde  derin hülyalara dalmış. Taa ki sallanan sandalyesine dokunan bir el onu durduruna kadar...

Sonra ne mi olmuş? Varın sizler hayal dünyanızda tamamlayın sevgili okurlar...:)

2 Temmuz 2019 Salı

VEDA



             
Küçücük bir bakışa gizlenmiş kocaman bir yürek... Dile gelmeyen sevginin göze ve gönle yansımış hali. İki heceye sığdırılmış veda busesi.