22 Aralık 2021 Çarşamba

MACERA

 Nesrin  sevgi dolu kalbiyle etrafa neşe saçan meraklı bir bıdıktı. Onun bir de  kardeşi vardı. Geçmek bilmiyordu günler.  Bir gün o iki kardeş sevgi pıtırcığı olarak günlerine devam ederken çıkmışlar bir geziye. Bir o yana bir bu yana geçmek bilmiyormuş yollar. Şimdi yoldalar mesela.Öyle güzel bir yere gelmişler ki donakalmışlar. Şimdi burası güzellikler ülkesi mi diye sormuş büyük kardeş.  Küçük kardeş galiba diye cevap vermişti..

19 Aralık 2021 Pazar

DAĞ ÇİLEĞİ

 Henüz büyümeye çalışan küçük bir dağ çileğiyim ben. Hoyrat rüzgarların savurmaya çalıştığı yerlerde dört elle sarılırım hayata. Azı karar çoğu zarar misali fazla yendiğinde insanı kendinden geçiririm. Sevenim çok olsa da çok yiyenim azdır. İçi ağlarken dışı gülen, içi dışı farklı olanım.

Çalıların arasından nasıl geçeceğim? Ormanda nasıl ilerleyeceğim diye düşünme hiç. Hiç ummadığın yerde karşına çıkar şaşırtırım seni. Gözünü korkutmasın uçsuz bucaksız gibi görünen deli orman. Gerekirse gözümü kapatır ilerlerim hiç durmadan..

16 Kasım 2021 Salı

DELİ RAMAZAN

 Ramazan'ı bilir misin? Hani şu mübarek aylardan Ramazan değil; bizim köyün Deli Ramazan'ı var ya işte o. Gri ile mavi karışımı rengi tam olarak anlaşılamayan sekiz köşe kasketi başından eksik olmaz Ramazan'ın. Akıllı olup dünyanın derdini çekeceğime deli olup dünya benim derdimi çeksin diyecek kadar akıllı delidir kendisi.  Bazen öyle laflar eder ki onu dinlerken hangimizin akıllı olduğu konusunda şüpheye düşerim.  Yüzünde kocaman gülümseme, gözlerinde ise ışıltı hiç eksik olmaz. Bir değişik oğlandır bizim Ramazan.

24 Ekim 2021 Pazar

KADİFE

 Gözleri masmavi bulutlardan daha yüce... Bakışları mağrur bir kadının bakışı. Herşeye rağmen yumuşacık bedeniyle sarıp sarmalar seni bizim mahallenin kedisi Kadife.

Köşedeki bakkalın müdavimi, müşterilerin göz bebeği. Kapıdan her girene kendi dilinden bir "hoşgeldiniz" deyip gidene türlü miyavlamalarla güle güle der bizim kız. Sonra kendi köşesine çekilir, yapayalnız.

30 Eylül 2021 Perşembe

DÜŞSEM YOLLARA YOLLARA | HALDUN TANER

 Delhi sokaklarında derviş olma yolunda bir Amerikalı gördüm. Biliyorsunuz orada iki tekerlekli insan koşulu arabalar var. Bir Amerikalı delikanlı bunlardan birinin dokunulmaz parya sürücüsünü âlâyı vâlâ ile arabaya oturtmuş kendi de sürücünün yerine arabaya at olmuş koşturuyordu. Bunca yüzyıllık sömürünün vicdan azabını, şimdi Delhi’nin en işlek caddesinde kendini bu gösterişli ve geçici alçaltısı ile telafi etmek ister gibi. Ama yine de o Amerikalı delikanlıyı sevdim. İnsanın zaman zaman kendini küçültmeye alıştırması gerek. Bir zamanlar ben de nefsimi körletmek için benliğimin burnunu kıracak öyle temrinler yapardım. Örneğin İznik'te bir yarım gün bir boya sandığı kapıp önüme çıkan herkesin ayakkabısını pırıl pırıl boyamış, kimseden para da almadığım gibi o şehre yeni gelmiş bir deli boyacı sanılmıştım.
Bir gazetedeki kitap tanıtım yazısında bu samimi ve içli cümleleri okuyunca, Haldun Taner'in gezi yazılarından oluşan bu kitabını okumaya karar verdim. Zenginin aralıksız içinde hissettiği fakat hep görmezden gelmeye çalıştığı, başkaları için bir şeyler yaptığında ancak azabını dindirebileceğinin farkında olduğu, vicdanını derinden kemiren suçluluk duygusu, ancak bu kadar güzel ifade edilebilir..

31 Ağustos 2021 Salı

SUZAN TEYZE

 Üç odalı beyaz badanalı evinde huzur içinde  yaşayan bir  teyzedir Suzan Teyze. Mavi işlemeli balkon demirliklerinin ardında oturur, iki düz bir ters örgüsünü örmeye başlar çay eşliğinde. Karadenizli oluşu çay içişinden bir de hiç değiştirmediği şivesinden bellidir.

4 Ağustos 2021 Çarşamba

YANGIN YERİ


Önce boynumu büktüm. 

Sonra yüreğim yangın yerine döndü

Usul usul kavruldu saçlarım

Bir kıvılcımla alevlendi kollarım

Ben gölgemde serinlediğin Çam ağacıyım

1 Ağustos 2021 Pazar

BEŞ BOYNUZLU DEVE

 Az gittim uz gittim. Develerle pirelerin diyarında beş boynuzlu bir deveyle karşılaştım. Beş boynuzlu deve mi olur diye sormayın. Masal bu ya, olur mu olur. Daha kim bilir neler olur?

Bu beş boynuzlu devenin her boynuzunda ayrı sihir varmış. O sihirli güçleriyle yapamayacağı iş yokmuş. Bir gün kalbi katran karası olmuş bir şövalye bu güçleri ele geçirmek istemiş. İstemiş istemesine de nasıl olacağını pek kestirememiş. Türlü türlü yollar denemiş. Kuyruğu dolaşmış tilki gibi dolanıp durmuş. Rica etsem verir mi ki acaba bu boynuzlarından bir tane? Pek saf birine benziyor. Verir belki diye kendi kendine konuşmuş..

11 Mayıs 2021 Salı

AYŞEGİLLER

 Biricik eşi Kıvırcık Apoyla şakalaşmaktan geri durmayan üç kız çocuğu annesi Kara Ayşe iki katlı kerpiç evinin balkonundan huzurla etrafı seyretmeyi çok severdi. Üç çiçek yetiştirmek de kolay değildi tabii... Fabrikada tütün sarmasa da iplik sarardı Kara Ayşe. Yorgun argın eve döndüğünde bacaklarını uzatır, şişen ayak tabanlarını göstererek "Yine şişirdik balon gibi" derdi. Kıvırcık Apo da aynı yerde çalışıyordu onunla. "Hadi gel de balonları patlatalım" deyip dalga geçerdi. Koca koca leğenlere sıcak su doldurup oturma odasına getirirlerdi. Önce paçalar itina ile sıvanır sonra cumburlop leğenin içine ayaklar sokulur, beklenirdi. Ayaklar kendine gelince kenara alınıp kurulanır kah şakalarla kah didişmelerle yemek faslına geçilirdi. Çocuklar boy boy, hepsi de inci gibi dizilirdi babası ile annesinin önünde..

3 Mayıs 2021 Pazartesi

KİRPİ KUKİ

 Günlerden bir gün rengarenk ağaçların olduğu, sevginin yerdeki karıncadan ağaçtaki sincaba, yeraltındaki köstebekten yerüstündeki kirpiye kadar her şeyi kuşattığı bir diyardan seslenen biri çıkmış ortaya. Bu sevgi pıtırcığının adı Kirpi Kukiymiş.