24 Kasım 2020 Salı

ÖĞRETMEN

Buğday tarlalarından

Şafağa doğru koşan

Durmadan, yılmadan

Aydınlık  bir gelecek için çalışan

Bir öğretmen olayım istiyorum

Ben öğretmen olmak istiyorum

Işıksız, susuz, yolsuz köylerde

17 Kasım 2020 Salı

HAYAL SOKAĞI

 Daracık bir sokak... Evler nefes almayacak kadar birbirine bitişik. Fransız balkonları süsleyen sakız sardunyalar. Çatılardan çatılara atlayan mırnavlar. Bir ters bir düz örülen hayatlar...

Rüknettin Amca'nın bizim evin balkonu dediği göbeğinin üzerinde höpürdeterek  içtiği kahvenin sesi alt komşudan duyulur. Zira duvarlar ses geçirmede birebirdir. Kasap Rıza'nın kedileri eksik olmaz. Ciğerler kedilerden müşteriye kalmaz. 

Terzi Destina Hanım iki Rumeli havasıyla makinesinin başında tıkır tıkır diker ömrünü. Çiçekçi Güllü iki göbek atar, üç çiçek satar. Kuaför Melahat'ın dükkanında toplanır bütün dedikodular. Tamburi Cemil Bey tellere dokunur dokunmaz dökülür yürekte yananlar..

2 Kasım 2020 Pazartesi

İYİ ADAMA BİR-İKİ SORU

 Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin?
Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz.
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?
Doğrusun, söylersin düşündüğünü,
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin,
Kime karşı?

31 Ekim 2020 Cumartesi

KADİM DOST

 Ateşle suyun buluşmasıydı onlarınki. Ateş mi suya direnirdi, su mu ateşe, bilinmez. Önce sessizce yaklaşır. Sonra yüreği yangın yerine düşmüş gibi kaynamaya başlardı usul usul. Bu kaçıncı mevsimin, kaçıncı hüznün demlenmesiydi acaba? 

Ondaki tevazu kimsede olmazdı. Hafifçe başını öne eğer ikramını sunardı tüm ihtişamıyla. Misafirperverdi. İkramda kusur etmezdi. Yılların biriktirdiklerini içinde saklar kimselere söylemezdi. Söyleyeceklerini de süzgeçten geçirip öyle söylerdi. Sohbetine doyum olmaz, kimse başından ayrılmak istemezdi..

10 Ekim 2020 Cumartesi

MERDİVEN

 Bin yüz elli basamaklı merdivenin bilmem  kaçıncı basamağında sonbahar yapraklarının turuncaya çalan renkleri arasında buldum seni. Yorgunluktan dilim damağıma yapışmış olsa da önce bir soluklanmak istedim yanı başında. Sonra öyle naif boynunu bükmüş uzatırken suyunu bana doyasıya içip bu taş çeşmeyi yaptıranın ruhuna Fatiha yolladım. Ah bu çeşmenin suyu beni kendime getirdi. İçimi ferahlattı sanki. Daha yolumuz uzun diye düşünürken tekrar basamaklara yöneldim.

Az ötede iki kız çocuğu bin yüz elli basamaklı merdivenin bilmem kaçıncı basamağında bezden bebekleriyle yere örtü sermiş evcilik oynuyordu. Biraz önce de merdiven başında bir yaşlı çift pazar torbalarını basamaklara bırakmış dinleniyordu. Yüklerle merdiven çıkmak oldukça zor. Sarman kedi bile yoruluyor bizim basamakları çıkarken..

22 Eylül 2020 Salı

MASKELİ BALO

 Bu sabah büyük bir heyecanla uyandım. Akşamdan herşeyi hazır etsem de elim ayağıma dolaştı. Benden daha heyecanlı biri vardı. O da bizim minik prenses Nesrin. 

Bugün okulun ilk günü. Bizim minik kız büyümüş ilkokula başlamış. Maskeli baloya aldığı davetiyeyle uykusu kaçmış. Öylesine heyecanlıymış ki yerinde duramıyormuş. Sabah heyecanla karışık telaşı yüzüne yansımış..

8 Eylül 2020 Salı

ÇOCUKLAR

ÇOCUKLAR [PiX]

 Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,

Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.

Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.

6 Eylül 2020 Pazar

MOR BİSİKLET

 Kendimi onun akışına bıraktığımda uçsuz bucaksız hayallerin peşinde hissederim tüm benliğimi. Her pedala dokunuş bir hayale dokunuş gibidir. Uzayan yolları onunla el ele arşınlamak kadar güzeli yoktur. Yollar onunla daha bir güzelleşir sanki.

Havalı kornasıyla selam verirken esnafa, daha görmeden bu güzelliğin farkına varır fırıncı Ahmet Usta. Sabahın erken saatlerinde mis gibi ekmek kokusu mahalleyi sararken bizim emektar kornasıyla selam verir raflara itinayla dizilen ekmeklere ve tabii ki Ahmet Bey'e. Ahmet Usta ellili yaşlarda, orta boylu, babasından devraldığı fırıncılıkla geçimini sağlayan, yaptığı ekmeklerin kokusuyla insanı baştan çıkaran bir emektardır. Bu sabah da iki ekmek attım mor bisikletimin sepetine. Ahmet Usta'nın bereketiyle. Sonra "Hayırlı işler, bol güneşler" muhabbetinin ardından düştüm yollara..

26 Ağustos 2020 Çarşamba

AŞURE

Aşureler pix

 Yedi komşu bir araya gelip imece usulü yardımlaşmaya başlamışlar. Hepsi sırayla birbirinin eksiğini tamamlayıp koca bir kazana doluşmuşlar. Aralarındaki muhabbet o kadar koyuymuş ki fokur fokur kaynamışlar. Kaynamakla kalmayıp kaynaşmışlar bir de birbirleriyle iyice. Kimi bereket getirmiş ocaklara kimi ise ağızları tatlandırmış bal edasıyla. Kimisiyse  kokusuyla mest etmiş yanına yaklaşanları..

21 Ağustos 2020 Cuma

YOLLARDA BULURUM SENİ

 Eski  bir valize sığdırılmış iki parça kıyafet, bir küçük albüm, üzeri işlemeli anı defteri ve bolca umut... Tabii yanında kaldırımların eskitemediği narin ayaklar. Hafiften nasır tutmaya başlamış olsalar da hâlâ iş görmekteler. Hızlı adımlara karışan şehir lambaları ışıl ışıl görüntüsüyle ruhumu aydınlatırken korkularımı karanlığa gömdüm ben. Umutlarımı ise aydınlığa teslim ettim. Yollar uzadıkça tükendi bedenim ama pes etmedim. Babaannemin lafı çınladı kulaklarımda: "Yola çıkan yol alır, çıkamayan yolda kalır." Çıktım kabuğumdan, kozasından sıyrılan kelebek gibi. Sonra düştüm yollara. Zira artık kelebeğin uçma vakti...