11 Ağustos 2020 Salı

HAYATIN İÇİNDEN

 Egzoz dumanlarına karışmış zambak kokuları etrafı sararken korna seslerine de çocukların şen kahkahaları karışmıştı. Mahallenin bakkal amcası elindeki kedi mamalarıyla peşine taktığı kedileri boş arsada doyurma derdine düşmüştü. Mamalarını yiyen kediler patilerini yalayarak teşekkür ediyordu babalarına..

Mahallenin bir köşesinde Müzeyyen Teyze'nin sakız sardunyaları balkondan etrafı selamlıyordu, nihavend makamı eşliğinde.  Bir kenarındaysa isyan şarkılarına eşlik eden gençlik kendinden geçiyordu. Çocuklar ise bu iki köşenin ortasında yakalamaca oynuyorlardı. Onların şen kahkahaları evlerin pencerelerinden içeri sızıp gönülleri şenlendiriyordu,. Hele zeytin ağacı yok mu? En çok o seviyordu çocukların sesine ses vermeyi. Onları dinlemeyi. Kim bilir belki de kendince eşlik ediyordur onların şarkılarına...

Bir yerlerde doğumlar olurken bir yerlerde ölümler yaşanıyordu. Ağlamalarla gülmeler birbirine karışıyordu çoğu kez. Yine bir yerlerde saçıma düşen aklar hesap soruyordu benden. Ve ben kaçıyordum kendimden. Sonra her şey tersine dönüyordu. Çıkmaz denen sokaklar açılıyor, umulmadık çareler önümüze seriliyordu. Ve bir yerlerde yağmurdan sonra gökkuşağı çıkıyordu karşıma. Çocuklar gibi şen yüreğim daha da mutlu oluyordu renk cümbüşü arasında.

O halde Tolstoy'un dediği gibi kabuğu kırılacak diye hayıflanmamalı insan. Ya da niye bunlar başıma geliyor diye umutsuzluğa kapılmamalı. Yeni bir defter almalı köşedeki Beyza Kırtasiye'den. Yeniden yazmalı, yeniden başlamalı...

23 yorum:

  1. ne güzel :) türk dizisi gibi başladı, bilgece devam etti ve şirin bittiii :) hıhım şeyma kırtasiyeye gideyim ben deee :) feriha hanım teyze de geldiiii :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.:) Beyza kırtasiyeye bende uğrayacağım.:) Feriha Hanımcığım bekle beni geliyorum.:)

      Sil
  2. Vasfiye Teyze nin bet sesi ile Avrupa Yakasi nda dedigi gibi "e mecbuuur, oyle boyle yurutecen " Hayat boyle ,ister küs ister daril o yolundan dönmuyor.Ona küsüp darilmak insana bu Dar-i Dunya da yasayabilecegi mutluluklardan etmekten baska ise yaramiyor.
    Ote yandan bilinen bir diger gercek de Ajdanin sarkisinda:
    "aglama anne benim icin aglama,ben de herkes kadar aldim acilardan"
    Bungunluk etmeden sarilacak once Allah sonra da basta cocuklar, doga,aile ne bulursan sarilip sabir etmekten baska care yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne yaşarsak yaşayalım hayata küsmenin bir anlamı yok. Biraz sabırla en derin yaralar kapanır, en açılmaz görünen kapılar açılır...

      Sil
  3. Tolstoy'un öğütleri çok güzel ama ben tutamıyorum, tutması zor geliyor, herkes zorlanıyor mu bilemiyorum. Çabuk umutsuzluğa kapılıyorum. :( Keyifle okudum, elinize sağlık:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umutsuzluğa kapılmayın, zordur elbet tutması. Teşekkür ederim.:)

      Sil
  4. Eveeet Yeniden yazmalı,yeniden başlamalı...🌸

    YanıtlayınSil
  5. Eski filmler tadında başlayan mini hikaye pozitif mesajlar ile son buldu. Saçlarımız ağırsa da umut en kıymetli hazinemiz olmaya devam etmeli diye düşünüyorum. Olgunluğun, aklı selimliğin delili değil midir o kır saçlar. Bize kalan yıllara direnen kır saçların hakkını vermek..Kenarından köşesinden hayat tutunabilmek..
    Ellerinize sağlık, pozitif, ruha iyi gelen yazıları seviyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umut olmazsa tutunacak dalı kalmaz gibi geliyor hayatın.Ağaran saçların hakkını vermek en güzeli.
      Teşekkür ederim...

      Sil
  6. kaç gündür aklımdaydın bir ziyaret edeyim demiştim seni 😊🌼 Şahane yazmışsın gene içten samimi sıcacık bir yazı olmuş gönlüne yüreğine sağlık canım benim sevgiler 😊🌸❤

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin,sefalar getirdin.:) Çok teşekkür ederim. Sevgiler:)

      Sil
  7. Tolstoy'un söylediği şeyi seviyorum, hayat bir hayal kırıklığı duygusuyla yüklendiğinde, o zaman yaşam boyunca yük hissetmeye devam edecek. Ve bu ilerlemeyi engelleyecektir. Endonezya'dan selamlar.

    YanıtlayınSil
  8. Deprem yazısından sonra ortalığı toparlayan, umudu yeşerten satırlar iyi geldi.. çünkü hayat bu, bir yokuş aşağı, bir yokuş yukarı.. arada düzlükler.. eline sağlık Ebemkuşağı :) <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O deprem yazısı çok etkiledi beni... Teşekkür ederim Momentos.:)

      Sil
  9. feriha hanım teyzenin selamı vaar hihihi :)

    YanıtlayınSil
  10. ne kadar güzel, sıcacık yazıyorsunuz gerçekten, elinize sağlık..:)

    YanıtlayınSil
  11. umut ve inanç olmadan çöller yeşermiyor.

    YanıtlayınSil
  12. Ebemkuşağı hiç yazmıyor mu diye baktım feedly listemden blog kaybolmuş tekrar ekledim 🙈🙈🙈

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oluyor öyle bazen. Sizi görmek güzel,üzülmeyin buralardayım.:)

      Sil