Önce küçük bir vızıltı sonra koca bir dağın içinde volkanik patlamalar... Çoştukça coşan, kaynadıkça kaynayan bir dere... Derenin üstünde bir o yana bir bu yana sallanan tahta köprü. Ha düştü ha düşecek telaşesi.
Sıcacık dumanıyla etrafı saran bir koku. Peşine düşmüş virüs ordusu. Düşman belli, hemen kuşanmış silahı. Vermemiş geçit, açmamış ağzını. Soğuk terler akmış şıp şıp yatağına. Ne olacağı belli değil sonunda. O soğuk terler dönünce sıcağa. Rahatlamış koca çınar en sonunda.

