25 Eylül 2017 Pazartesi

KIRMIZI KIZ

 Sene 2008, yağmurlu bir pazar günü hayatımıza girmişti Kırmızı Kız. Annem'in iki kızından sonra bir üçüncü olarak katıldı aramıza. Rahmetli Annem "Gırmuzu Gızım" diye sever, sohbet ederdi onunla. Ayağımızı yerden kesen, bizimle her yere giden bu uysal kızımıza gözü gibi bakardı. Eee, bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur misali. Kırmızı Kız'a iyi bakmazsak bizi yarı yolda bırakırdı sonra..

Annem arka koltuğa yaslanınca bütün sıkıntılarını unuturdu sanki. Köyleri, şehirleri onunla gezerdik. Arada başını okşardık ki onu sevdiğimizi hissetsin diye.

Sonra Annem hastalandı. Hastanede nöbet tuttu onu "Kırmızı Kızım" diye seven annesinin yanında. Vefalı evlattı Kırmızı Kız. Hastalıklara, cenazelere tanıklık etti. O da bizimle beraber ağladı sanki. Motorundan gelen inleme sesini unutmuş değilim.

Aradan yıllar geçti. Eşimle ilk tanışmalarımıza, ilk gezmelerimize şahit oldu Kırmızı Kız. Konuşmalarımızı sessizce dinledi. Arada öksürerek söze karışmadı değil tabii. En mutlu olduğumuz anların altına egzozuyla imzasını attı.

Sonra bizim Prenses doğduğunda onu sevgiyle karşıladı. Çocuk koltuğunu arkaya yerleştirirken hiç sorun çıkarmadı. Prenses'i hiç incitmedi. Belki de en güzel uykularını orada uyudu Prenses.

Hastalandığımızda doktorlara yetiştirdi, sınav zamanları sınavlara. Düğünlere de cenazelere de katılıp kâh ağladı kâh güldü. Kâh bizimle yaşadı, kâh öldü.

Sene 2017.. Aradan geçen dokuz yıl boyunca hiç üzmedin beni. Tıpkı benim seni üzmediğim gibi. Şimdi ayrı düştük. Seni çok özlüyorum. Yeni sahibinle mutluluklar diliyorum Kırmızı Kız. Yolun açık olsun...

30 yorum:

  1. Bu denemeyi eşim kaleme aldı. Fakat benim ağzımdan yazdığı için ben yayınladım.

    Bu güzel cümleler için çok teşekkür ederim değerli Eşim.. "Altı üstü bir araba, ne gerek var, arabaya yazı mı yazılır?" diye düşünmeden yine san'atını konuşturmuşsun, kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli eşim,
      Evet altı üstü bir araba ama insanın alıştığı şeylerden ayrılması zor oluyor. Malum her anımıza şahitler onlar.Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim.:)

      Sil
  2. Hüzünlü bir gülümsemeyle okudum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hüzünlü de olsa gülümsetebildiysem ne mutlu bana.:)

      Sil
    2. Burası neresi, ben neredeyim , kim kimin nesi? Ama siz benim fındık beynimi karıştırıyorsunuz 🙄

      Sil
    3. Burası hayal kahvesi.:) Doğru yerdesiniz. Eşimle ortak bir blog bu. Ben yazdıklarımı Ebemkuşağı olarak yayınlıyorum.Eşim de Arcturus adıyla yayınlıyor.Kafa karışıklığınızın nedeni bu mu acaba?:)

      Sil
    4. İki kişiye bir blog... kafamı karıştıran konu aydınlandı ..Teşekkür ederim:)

      Sil
  3. Çocukluğumda da konuşurdum hala da konuşurum, sırdaş ya da ev gibi oluyor bir süre sonra ve arkasından aynı yazınızdaki gibi hislerle uğurlanıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli bir zaman sonra öyle alışıyorsunuz ki hayatınızın bir parçası oluveriyorlar.

      Sil
  4. Hahaha 😂😂 Gerçekten arabaya da yazı yazılırmış . 😂😂 İnsana yıllarca yarenlik eden her şeyin kıymeti başka oluyor . 😊 Kırmızı Kız umarım iyi ellerdedir . 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzunca zaman birlikte olunca herşeyin ayrı bir yeri oluyor. Bildiğimiz kadarıyla yeni yerine alışmış bizim kız.:)

      Sil
  5. Ya Kırmızı Kız da bana bizim arabayı hatırlattı.. Öyle isim de koymamıştık ona lakin ilk arabamızdı.. Kaç sene bizimleydi.. İşte sonu aynı.. Başkasıyla yoluna devam ediyor ama sattığımızda üzülmüştüm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senelerce birlikte olup ayrılınca insan ister istemez üzülüyor.Ama gittikleri yerde yeni sahipleri de bizim kadar memnun kalınca mutlu oluyorsunuz.

      Sil
  6. Çok beğendim. Bundan sonra bu sayfayı daha sık ziyaret edeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Her zaman beklerim.:)

      Sil
  7. Kırmızı başlıklı kız ile bir ilgisi olduğunu düşünmüştüm ama konu farklı imiş :))) o zaman KIRMIZI BAŞLIKSIZ KIZ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da bizim Kırmızı Başlıksız Kızımız.:)

      Sil
  8. e arada bir gidip görün barii yazık ona üzülmesin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada karşılaşıyoruz. O da mutlu oluyor biz de:)

      Sil
  9. Demek herkesin mutlu anlarını paylaştığı bir şeyi varmış.. :) Aynen bendeki hissiyat da böyleydi. İlk defa kendi paramla aldığım araç için epey hislenmiştim satmak zorunda kaldığımda. İmza olarak Arcturus' u görsem de, bu yazı kesinlikle Ebemkuşağı' nın elinden çıkmıştır dedim içimden :))
    Sevgiler ailenin tüm bireylerine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel şeylere ortak olan şeyleri hayatınızdan çıkarmak zorunda kaldığınızda ister istemez özlüyorsunuz,duygulanıyorsunuz.
      Bizden de size sevgiler olsun ailecek...

      Sil
  10. Yazılmaz mı, yazılır elbet.Size yarenlik eden, cansız bile olsa can geliyor tarafınızdan sanki ona.Çok güzeldi...
    Diğer güzel yanı da; sizin duygularınızı eşinizin yazabilmesi böylesi sıcak bir dille.Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cansız bile olsalar belli bir zaman sonra canlı gibi oluyorlar hayatımızda. Çok teşekkür ederiz güzel düşünceleriniz için. Sevgiler...

      Sil
  11. Annenin mekanı cennet olsun arkadaşım, hiç unutulmuyor:( insan çerçevelerle konuşuyor:( kırmızı kız çok sevimliymiş, rahmetli dayımın da siyah bir arabası vardı (60'lı yıllar) "karakaçan" derdi çok şakacıydı rahmetli, uzun süre sonra maviye boyatınca "Mavi kaçan oldu artık" derdi. Böyle anılar unutulmuyor. Çok severek okudum, bana da dayımı hatırlattınız. eline sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dayınız da eşyayla bütünleşenlerdenmiş demekki. Kim bilir onunda ne güzel anıları vardır mavi kaçanıyla. Teşekkür ederim.:)

      Sil
  12. Arabası erkeğin en yakın arkadaşıdır. Eşiniz çok iyi anlatmış bence :)

    YanıtlaSil
  13. Harika bir anlatım, eşinizin eline sağlık, bu arada böyle ortak bir uğraşınız olması ne güzel:) sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.. Yazılar Hanım'dan, resimleri benden (:

      Sil
  14. Tüm yorumlar için teşekkürler.. Araba deyip geçmemek lazım, ailenin ikinci evi sayılır..

    YanıtlaSil