Kutuplardan hafif basık
Ekvatordan şişkin
Yaşananlardan pişkin
Umursamaz bir dünya
Üç maymunu oynarken
Pinokyo'ya dönüşürken..
Kutuplardan hafif basık
Ekvatordan şişkin
Yaşananlardan pişkin
Umursamaz bir dünya
Üç maymunu oynarken
Pinokyo'ya dönüşürken..
Küçücüktü önceleri
Bilmezdi hiç bu kadar büyüyeceğini
Her gün biraz daha boy gösterdi
Genç bir kız gibi yeşerdi
O da tahmin etmedi bu kadar yeşereceğini
Bir düş gizledim pencereme
Gökyüzü mavi ve huzurlu
Korkuluklarına tırmanmış umudun ta kendisi
Kalp atışları biraz endişeli
Savurmuş bir o yandan bir bu yana kendini
Önce boynumu büktüm.
Sonra yüreğim yangın yerine döndü
Usul usul kavruldu saçlarım
Bir kıvılcımla alevlendi kollarım
Ben gölgemde serinlediğin Çam ağacıyım
Buğday tarlalarından
Şafağa doğru koşan
Durmadan, yılmadan
Aydınlık bir gelecek için çalışan
Bir öğretmen olayım istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum
Işıksız, susuz, yolsuz köylerde
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çok kıymetli edebi bir arşivi olan değerli bir yakınımın bir şiirini paylaşıyorum. Bugüne kadar kimseyle paylaşmadığı eserlerinin arasından bu şiirini hoş bir sohbet esnasında uzun ikna uğraşlarımız sonucu bizimle paylaşmıştı. Kendisine paylaşımından dolayı teşekkür ediyor ve bu paylaşımın diğer çok kıymetli olduğunu düşündüğümüz eserlerinin de bir blog veya bir kitap vasıtasıyla okurlarla buluşmasına vesile olmasını diliyorum...