12 Nisan 2019 Cuma

BONİBON İLE BONBON



Bonibon rengarenk yelkeniyle enginlere açılırken kardeşi Bonbon da onun tayfasında yer alıyordu. Bonibon zeytin gözlerini dümene dikmiş, dalgaları yara yara ilerliyordu.

Az sonra güverteden Bonbon'un sesi duyuldu: Bonibon abla sanırım sağanak yağmur geliyor. Kara bulutlar çöktü üzerimize. Korkma kardeşim diye teselli etti Bonibon. Yağmurdan sonra gökkuşağının çıkacağını düşün ve mutlu ol dedi. Her zaman böyle olumlu düşünür, bir çıkış yolu bulurdu Bonibon. Bonbon peki öyleyse deyip yerine döndü.

Ama gidişat pek de iyi görünmüyordu. Fırtına çıkmış, tekneyi savurmaya başlamıştı bile. Bonbon yine telaşla Bonibon ablanın yanına gitti. Birşeyler yapmalıyız yoksa kayalara çarpıp batacağız dedi telaşla. Bonibon ise gayet sakin bir şekilde önlemleri aldık kazasız belasız atlatacağız fırtınayı. Şimdi yardımına ihtiyacım var dedi. Ne yapacağımı söyle ben yardıma hazırım diye karşılık verdi Bonbon.

Bonibon dümeni Bonbon'a bıraktı. Tekne'nin kaptanı sen olacaksın. Benim söylediklerimi yapıp tekneyi kurtaracaksın dedi. Bonbon şey bunu yapamam daha önce hiç dümen kullanmadım. Yapabilirsin ben sana güveniyorum kardeşim dedi. Emin olmak için ablasının gözlerinin içine baktı Bonbon. Sahiden de Bonibon ona güveniyordu. Ablasının bakışlarındaki güveni görünce hemen kolları sıvayıp dümenin başına geçti. Bir ara kayaya çarpma tehlikesi geçirdi. Tekne batacak diye yüreği ağzına geldi. Neyse ki korkulan olmadı. Ablasından aldığı komutlarla tekneyi limana ulaştırdı. Çok yorulmuştu ama buna değmişti. Saatlerce süren deniz macerası burada bitmişti. Artık güvendeydiler. Fırtına dinmiş, yağmurdan sonra gökkuşağı çıkmıştı. Bonibonla Bonbon sahil kenarındaki çay bahçesinde çaylarını yudumlayıp gökkuşağını seyrediyorlardı.  Bakalım bundan sonra bizi ne maceralar bekliyor diyerek birbirlerine gülümsediler.

Bonbon Bonibon'a döndü ve şöyle söyledi: Ablacığım bana güvenmeseydin bu işi asla başaramazdım. Bonibon hemen cevabını verdi. Sen olmasaydın ben de tek başıma yapamazdım. İyi ki varsın Bonbon. Sen de Bonibon...

Gökten üç elma düştü. Biri Bonibon'un biri Bonbon'un biri de bu hikayeyi okuyanların başına..

7 Nisan 2019 Pazar

BİR ŞEHİR OLSAM/ MİM


Sevgili Sibella beni mimlemiş. Bana da davete icabet etmek düşmüş. Bakalım bir şehir olsam hangisi olurdum?

Varna:Baba diyarı olan şehir... Hiç gitmediğim ama hep aklımda olan, anlatılanlardan anılara uzanan şehir...

Yalova: İlkokul yıllarımı geçirip arada gezmeye gittiğim şehir... Bir de hep saygıyla, sevgiyle andığım ilk öğretmenimin olduğu şehir ...İyi ki o, ilk öğretmenim olmuş.

Antalya: Soğuk bir kış günü balayı dolayısıyla sıcaklığına sığındığım şehir.

Ankara: İlk özgür olduğum, tek başına mücadele verdiğim, üniversite yıllarımı geçirdiğim, beni ben yapan şehir.

İstanbul: Ortaokul dönemimden itibaren ailemle yaşadığım kürkçü dükkanına dönen tilki misali geri döndüğüm şehir.

Gelelim yaşamak isteyeceğim şehre: Tabii ki Ankara. Denizi yok, başkent değil taşkent diye adlandırılsa da bana hep güzel şeyler çağrıştıran gönlümün şehri Ankara. Bir de şehirlerin dili olsa da onlar anlatsa. Ankara  beni ister miydi acaba?

Benden bu kadar... Yapmak isteyen herkesi mimliyorum.  Bakalım ortak şehirlerimiz var mı? Sevgiyle kalın...

28 Mart 2019 Perşembe

HOŞGELDİN BAHAR

Tomurcuklar açarken birer birer, çimenlerin arasından gösterirken kendini papatyalar, şeftali ağacı en güzel elbisesini giyip selam dururken yoldan geçenlere ve radyoda Candan Erçetin "Bahar" şarkısını seslendirirken "hoşgeldin bahar" diyorum ben de.

17 Mart 2019 Pazar

BEKÇİ MURTAZA

 Lacivert takımlarını giyip pala bıyıklarını burduğunda hazırdır teftişe. Her yer ondan sorulur. Dıştan bakınca kasım kasım kasılarak yürüse de gönlü kasıntılara kapalıdır.

Yine bu sabah itinayla kıyafetini giydi. Aynanın karşısında bıyıklarını burdu. Yüzüne sevecen ama ciddi bir ifade kondurdu. Sonra da dert ortağı muhabbet kuşu Çilli ile vedalaşıp merdivenden koşar adımlarla indi. Sokaklar onun iş yeriydi. Bütün esnaf onu çok iyi tanır ve severdi..

26 Şubat 2019 Salı

VAKİT ÖLDÜRÜYORUZ

 Takvimde rastladığım güzel bir sözü paylaşıyorum yine..

Vakit öldürüyoruz, diyorlardı. Kimin haddine düşmüş vakti öldürmek! Vakit, onu yaşatmayı bilmeyenleri öldürür; bitkileri, insanları, imparatorlukları, uygarlıkları, çağları hep yok eder...

Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

Halikarnas Balıkçısı ne de doğru söylemiş. Elimizdeki en değerli hazinedir aslında zaman! Sahip olduğumuz diğer her şey ama doğrudan ama dolaylı onunla ilintili.. Ne demek vakit öldürmek? Cinayet aslında bu tabir! Çok değerli bir kavramı değersizleştiriyor ve bununla da kalmıyor, değersizleştirmeyi normalleştiriyor.. Bu tabirin vakit kaybetmeksizin dilimizden, lûgatımızdan silinmesi lazım..

21 Şubat 2019 Perşembe

SÜPER AY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 Bu yaşlı gezegen üzerinde her yerden aynı Süper Ay manzarası seyrediliyor iken gezegenin sakinleri olan canlılar arasında egemen konumdaki insan türünün bireyleri, şimdilik tek evimiz olan gezegenimizi var güçleriyle sömürüp yaşanmaz bir yer haline getirmek konusunda kendi aralarında yarışıyorlar.. Rant gezegenin her yerinde yani anlayacağınız.. Oysa herkes birbirinin hakkına riayet etse ve kanaatkâr bir hayat sürse, daha kim bilir kaç bin yıl doyururdu bizi bu vefalı gezegen?...

23 Ocak 2019 Çarşamba

MAVİ BALİNA

 Masmavi enginliklerde küçük bir mavi balina yaşarmış. Sevimli hareketleri ile etrafındakileri neşelendirir, denizin dibi onun kahkahalarıyla şenlenirmiş.

Mavi Balina bir köpekbalığı yavrusu ile arkadaş olmak istemiş ama annesi dikkatli olması konusunda onu uyarmış. Köpekbalıklarına pek güven olmazmış çünkü. Bir gün Mavi Balina tanışmak için köpekbalıklarını ziyarete gitmiş. Annesi haklıymış pek de hoş karşılanmamış. Keskin dişlerini gösteren köpekbalıkları Mavi Balina'yı korkutmuş. Hemen hızlı hızlı yüzüp evine geri dönmüş, dönerken de çok sevdiği yüzüğünü düşürmüş. Eve gelince annesine olanları anlatmış. Annesi de "Burada bir sürü arkadaşın var, köpekbalıklarına ihtiyacın yok ki. Onlardan uzak durmalısın!" deyince annesini başıyla onaylamış.  Sonra da hem kendine hem annesine bir daha oraya gitmeyeceğine söz vermiş..

17 Ocak 2019 Perşembe

KISTIRMA

 İtinayla dizilmiş kareler yerlerini alırken safları sık tutmanın derdi içindeler. Ne kadar da ince düşünüyorlar. Kimse bir diğerinin yerini gasp etmiyor. Ama bu kadar düzen yeter diyen bir el, paketi açıyor. Her iki karenin arasına güllü lokum sıkıştırıyor. Petibörler sıkıştırılmış lokumla buluşunca ayrı bir güzel oluyor sanki.

Tavşan kanı demlenmiş çayın yanında muhabbetine doyulmayan bir dost, ve de lokum kıstırılmış petibörler olunca zaman daha mı güzel geçiyor ne?

31 Aralık 2018 Pazartesi

2018 MİMİ

 Sevgili Aleyna Can beni mimlemiş. Ben de davete icabet edeyim dedim. Keyifli okumalar diliyorum...

1) 2018 senin için nasıl geçti?
Nasıl geçtiğini anlamadığım bir yıl oldu. Sanki biraz hızlı gibiydi. Bu yılın armağanı evimizin Neşesi oldu. (Neşe evimizin ikinci prensesi oluyor bu arada)
  
2) Bu yıl yapmak istediğin ama yapamadığın bir şey var mı?
Çocuklar için daha fazla hikaye yazmak isterdim, artık 2019'a kaldı..

19 Aralık 2018 Çarşamba

SOLUK MAVİ NOKTA

 1977 yılında güneş sisteminin derinliklerini araştırmak için fırlatılan Voyager-1 uzay aracının milyarlarca kilometre yol kat edip 1990 yılında görevini tamamlamasından sonra güneş sisteminden ayrılmadan önce dünyaya dönüp son bir kez bakarak çektiği fotoğraf üzerine NASA'nın danışmanlarından Carl Sagan'ın yazdığı aşağıdaki metin, hayatın hızlı temposu içinde pusulası şaşan biz insanoğluna kendimizi anlamamız için yol gösteriyor..

SOLUK MAVİ NOKTA

O nokta burası. Yuvamız. O, biziz.

Üzerinde, sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, adını duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş bütün insanlar, kendi hayatlarını yaşadı. Her neşemiz ve ıstırabımız, binlerce din, ideoloji ve ekonomik doktrin, her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve her korkak, uygarlığı kuran ve yıkan herkes, her kral ve her köylü, aşka düşmüş her genç çift, her anne ve her baba, umut dolu her çocuk, her mucit ve her kaşif, her bir ahlak hocası, her bir yolsuz politikacı, her süperstar, her büyük lider, her aziz ve her günahkâr, türümüzün tarihindeki herkes… burada yaşadı. Güneş ışınlarına asılı duran bir toz zerreciğinin üzerinde…