17 Nisan 2018 Salı

YENİ BİR MİM/ ÖYKÜ YAZIYORUZ

Sevgili Berlin Berlin arkadaşımız güzel bir mim başlatmış. Hep birlikte öykü yazacağız. Sevgili Deeptone beni mimlemiş. Ben de topu İncirli Kurabiyeye atıyorum. Bakalım onun fırınında neler çıkacak?
Bu mime katılmak isteyenler Berlin Berlin arkadaşımızın bloğuna gidip yorumlara katılmak istediklerini yazarlarsa mim daha kolay gerçekleşir.

https://berlin7586.blogspot.com.tr/?m=1

Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde, sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu. 

Öykü, Öykü, Öykü, fısıldamaların şiddeti arttı, Öykü, kızım, hadi uyan, uyansana, hadi kızım, sabah oldu, okuluna geç kalacaksın, uyan. Bir sıçramayla uyandı, ah anne, sen miydin beni çağıran, ne işin vardı ışığın altında? Ne ışığı yavrum, kabus mu görüyordun sen, sana kaç defa dedim, uykudan önce gerilimli filmler izleme diye, hadi kalk artık, bir duş al, portakal suyunu iç ve dersine yetiş.

Neyse ki rüyaymış dedi Öykü. Derin bir nefes aldı. Sonra kalkıp lavaboya gitti. Yüzüne çırptığı suyla kendine geldi. Annesi içeriden iki lokma birşeyler ye diye sesleniyordu. Geç kaldım anne diye odasına gidip aceleyle giyindi. Annesine bir öpücük gönderip masanın üzerinde duran bir bardak sütü içtikten sonra kendini dışarı attı. Hızlı adımlarla ışıklara geldi.

Tam caddeden karşıya geçmeye hazırlanırken acı bir fren sesi duydu. Bir an dün geceki rüyanın etkisiyle arabanın kendisine çarptığını zannedip gözlerini kapattı. Sonra kendine gelip gözlerini açtığında yerde yatan bir kedi yavrusu gördü. Hemen kediyi kucağına aldı. Neyse ki birkaç ufak çizikten başka görünür bir yarası yoktu kediciğin. İlk dersi kaçırmıştı zaten. Eve dönüp annemden mi yardım istesem yoksa veterinere mi görürsem diye ikilemde kaldı Öykü.

15 Nisan 2018 Pazar

LEYLA | ALEXANDRA CAVELIUS

 Bosnalı Leyla büyük bir kabusu atlatmıştı.  Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın. Onun isyankar öyküsü ve ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...

Bitmek bilmeyen tecavüzler, herkesin buna şahit oluşu, pislik yuvaları diye adlandırılan yerlerde çaresiz kadınlar.. Sevdiklerinin gözleri önünde öldürülen insanlar.. Belli bir zaman sonra delirme noktasına gelen yaşantılar..

Dayanamayıp canına kıyanlar, ağzından tek kelime çıkmayacak kadar sessizliğe gömülenler ve daha niceleri.. Bir de insanlıktan nasibini almamış olanlar..

7 Nisan 2018 Cumartesi

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN

 Sevgili "Bulut Gölgesi"nin bloğunda bir güzellik gördüm. Ben de bu güzelliğe ortak olmak istersiniz diye sizinle paylaşmak istedim.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında sevinmeyi en çok çocuklar hak ediyor değil mi? O halde çocukların yüzünü güldürmek için aşağıda vereceğim linkten ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın :)

http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2018/03/23-nisan-mutluluk-bayram-na-siz-de.html

4 Nisan 2018 Çarşamba

BAHAR ARKADAŞLIĞI

 Mart, Nisan ve Mayıs üç samimi arkadaşmış. Mart biraz sivri dilliymiş. Ne zaman ne yapacağı belli olmazmış. Bir yanda çiçekler açarken bir yanda kar yağarmış. Daha da ötesi kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırırmış.

Nisan'a gelince ne soğuk, ne de sıcak bir arkadaşmış. Baharı müjdeleyen üç arkadaşın içinde en ortada, en dengeli olanmış Nisan. Belki de baharı en çok hissettiren. Arada yağmurlarla ıslatsa da, dillere destanmış güzelliği..

Mayıs ise yaza doğru yaklaşırken güneş kremini hazırlarmış kendine.  O  kadar  sıcakkanlı biriymiş ki etrafındakileri de sıcaklığıyla sarmalarmış.

28 Mart 2018 Çarşamba

TİYATRO

 Doğduğumuzdan beri sahnedeyiz aslında. Hayata merhaba der demez başlıyoruz sahne tozunu yutmaya. Bazen çığlıklarımız, feryatlarımız çınlatıyor kulakları. Bazense kahkahalarımız..

Özlemler, umutlar, serzenişler, ince dokunuşlar... Hepsi bir arada. Kimi zamansa toza dumana bulanmış savaş sahneleri çıkar karşımıza. Bir bakarsınız ekmek kavgası girmiştir hayatımıza.

23 Mart 2018 Cuma

MİM | BLOGGER TANIMA

 Günlerden bir gün bir mim başlamış. Ezgi de beni mimlemiş.  Benim payıma da davete icabet etmek düşmüş. Sonra ne mi olmuş? Hep birlikte aşağıda okuyalım.:)

1. Nerelisin? 
Doğduğun değil doyduğun yer felsefesiyle şimdilik İstanbulluyum.

2. Burcun nedir? 
Koç gibi koçum.:)

16 Mart 2018 Cuma

BU BAYRAM BAŞKA BAYRAM

 Sobanın yanındaki mindere kıvrıldım kedi gibi. Çıtırdayan odun sesine karışmış duyguların ateşi var yanarken külünü miras bırakan. Bir yanda ilmek ilmek işlediğim gergefim, bir yanda her ilmekte işlenen gerçeğim..

Sobanın üzerine birkaç portakal kabuğu koydum. Mis gibi kokusu yayılırken odama, kendimden geçtim adeta. Bir elimde tavşan kanı çayım, diğerinde kitabım. Hayallerimde ise yalnızlığım..

Sonra yeşil fırfırlı perdeyi aralayıp pencereden dışarı bakıyorum. İki çocuk karşı kaldırımda misket oynuyor. Postacı bisikletiyle mektup dağıtıyor. Az ilerde iki genç kavga ediyor. Baktı ki kavga büyüyecek, Kasap Ahmet Amca dükkanından çıkıp kavgayı ayırıveriyor. Baklavacı Ramazan da iki baklavayla koşup geliyor ve gençlerin ağzına baklava dilimlerini tıkıp işi tatlıya bağlıyor..

7 Mart 2018 Çarşamba

GRAPON KAĞITLARI | DİDEM MADAK

 Şiir düşer pencereme geceleri.
Ya da perçemine düşlerin.
Şiir düşer gölgesine, altında büyüdüğüm ağacın.
Şiir düşer yangınların orta yerine.
Şiir düşer dillerden gönüllere.


Bu gece de Didem Madak konuk oldu bizim eve.

Şimdi de size doğru yola çıktı geliyor misafirimiz. Ağırlamak isteyenler kapıyı aralasın :)

1 Mart 2018 Perşembe

BLOGGER TAKİP ETKİNLİĞİ

 Yepyeni bir blog keşif etkinliği başlatıyoruz.Etkinliğimizin bir süresi yoktur bir yıl, iki yıl sonra bile gelseniz kabulümüzdür. Biliyoruz ki hala bloğuna önem veren ve onu geliştirmek için çabalayan fakat takipçisi sayısı artmadığı için üzülen çok sayıda arkadaşımız var. Bizde instagramda çok moda olan takip etkinliklerinden etkilenerek bloggerlar için blog takip etkinliği yapmaya karar verdik.

26 Şubat 2018 Pazartesi

BENİ BEN YAPAN SEVDİĞİM ŞEYLER

 Sevgili Ezgi tatlı bir mim başlatmış. Bir diğer sevgili arkadaşımız İncirli Kurabiye de beni mimlemiş. Peki Ebemkuşağı ne yapmış? Tabii ki siz sevgili okuyucuları keyifle okusun diye bu mimi cevaplamış :)

Aslında sevmediğim bir şeyi yapma gereği duymadığım için sanırım her yaptığımı severek yapıyorum. Ama maddelemek gerekirse aklıma gelenleri sıralayayım:

Nefes almak: Nefes alamasaydım hiçbir güzelliği yaşayamazdım zaten..