Beyaz dantelli çorapların büyüsüne kapıldığım bir çocuk diyarından geliyorum ben. Kırmızı pabuçlar da ne güzel yakışırdı beyaz çorabın üstüne. Kırmızı puantiyeli, karpuz kollu, kabarık etekli elbisemle bayram çocukları gibi şen şakrak çoşardı yüreğim..
Mahalle parkına doğru sevinç çığlıkları ata ata koşarken bir yandan pamuk şekerini yanaklarıma değdirmeden yemeğe çalışırdım. Parka varana kadar şekerim bitmiş olurdu. Annem sıkı sıkı tembihlerdi. "Parka giderken yiyecekle gitme. Çocukların canı isteyebilir. Herkese yetecek kadar varsa paylaş, yoksa oradan uzaklaş!" derdi. Ben uzaklaşmayı tercih ederdim.
1 Mayıs 2018 Salı
17 Nisan 2018 Salı
ÖYKÜ YAZIYORUZ | MİM
Sevgili Berlin Berlin güzel bir mim başlatmış. Hep birlikte öykü yazacağız. Sevgili Deeptone da beni mimlemiş. Ben de topu İncirli Kurabiye'ye atıyorum. Bakalım onun fırınında neler çıkacak?
Bu mime katılmak isteyenler Berlin Berlin arkadaşımızın bloğuna gidip yorumlara katılmak istediklerini yazarlarsa mim daha kolay gerçekleşir..
Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde, sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu.
Bu mime katılmak isteyenler Berlin Berlin arkadaşımızın bloğuna gidip yorumlara katılmak istediklerini yazarlarsa mim daha kolay gerçekleşir..
Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde, sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu.
15 Nisan 2018 Pazar
LEYLA | ALEXANDRA CAVELIUS
Bosnalı Leyla büyük bir kabusu atlatmıştı. Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın. Onun isyankar öyküsü ve ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...
Bitmek bilmeyen tecavüzler, herkesin buna şahit oluşu, pislik yuvaları diye adlandırılan yerlerde çaresiz kadınlar.. Sevdiklerinin gözleri önünde öldürülen insanlar.. Belli bir zaman sonra delirme noktasına gelen yaşantılar..
Dayanamayıp canına kıyanlar, ağzından tek kelime çıkmayacak kadar sessizliğe gömülenler ve daha niceleri.. Bir de insanlıktan nasibini almamış olanlar..
Bitmek bilmeyen tecavüzler, herkesin buna şahit oluşu, pislik yuvaları diye adlandırılan yerlerde çaresiz kadınlar.. Sevdiklerinin gözleri önünde öldürülen insanlar.. Belli bir zaman sonra delirme noktasına gelen yaşantılar..
Dayanamayıp canına kıyanlar, ağzından tek kelime çıkmayacak kadar sessizliğe gömülenler ve daha niceleri.. Bir de insanlıktan nasibini almamış olanlar..
7 Nisan 2018 Cumartesi
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
Sevgili "Bulut Gölgesi"nin bloğunda bir güzellik gördüm. Ben de bu güzelliğe ortak olmak istersiniz diye sizinle paylaşmak istedim.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında sevinmeyi en çok çocuklar hak ediyor değil mi? O halde çocukların yüzünü güldürmek için aşağıda vereceğim linkten ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın :)
http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2018/03/23-nisan-mutluluk-bayram-na-siz-de.html
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında sevinmeyi en çok çocuklar hak ediyor değil mi? O halde çocukların yüzünü güldürmek için aşağıda vereceğim linkten ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın :)
http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2018/03/23-nisan-mutluluk-bayram-na-siz-de.html
4 Nisan 2018 Çarşamba
BAHAR ARKADAŞLIĞI
Mart, Nisan ve Mayıs üç samimi arkadaşmış. Mart biraz sivri dilliymiş. Ne zaman ne yapacağı belli olmazmış. Bir yanda çiçekler açarken bir yanda kar yağarmış. Daha da ötesi kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırırmış.
Nisan'a gelince ne soğuk, ne de sıcak bir arkadaşmış. Baharı müjdeleyen üç arkadaşın içinde en ortada, en dengeli olanmış Nisan. Belki de baharı en çok hissettiren. Arada yağmurlarla ıslatsa da, dillere destanmış güzelliği..
Mayıs ise yaza doğru yaklaşırken güneş kremini hazırlarmış kendine. O kadar sıcakkanlı biriymiş ki etrafındakileri de sıcaklığıyla sarmalarmış.
Nisan'a gelince ne soğuk, ne de sıcak bir arkadaşmış. Baharı müjdeleyen üç arkadaşın içinde en ortada, en dengeli olanmış Nisan. Belki de baharı en çok hissettiren. Arada yağmurlarla ıslatsa da, dillere destanmış güzelliği..
Mayıs ise yaza doğru yaklaşırken güneş kremini hazırlarmış kendine. O kadar sıcakkanlı biriymiş ki etrafındakileri de sıcaklığıyla sarmalarmış.
28 Mart 2018 Çarşamba
TİYATRO
Doğduğumuzdan beri sahnedeyiz aslında. Hayata merhaba der demez başlıyoruz sahne tozunu yutmaya. Bazen çığlıklarımız, feryatlarımız çınlatıyor kulakları. Bazense kahkahalarımız..Özlemler, umutlar, serzenişler, ince dokunuşlar... Hepsi bir arada. Kimi zamansa toza dumana bulanmış savaş sahneleri çıkar karşımıza. Bir bakarsınız ekmek kavgası girmiştir hayatımıza.
23 Mart 2018 Cuma
BLOGGER TANIMA | MİM
Günlerden bir gün bir mim başlamış. Ezgi de beni mimlemiş. Benim payıma da davete icabet etmek düşmüş. Sonra ne mi olmuş? Hep birlikte aşağıda okuyalım.:)
1. Nerelisin?
2. Burcun nedir?
Koç gibi koçum.:)
1. Nerelisin?
Doğduğun değil doyduğun yer felsefesiyle şimdilik İstanbulluyum.
2. Burcun nedir?
Koç gibi koçum.:)
16 Mart 2018 Cuma
BU BAYRAM BAŞKA BAYRAM
Sobanın yanındaki mindere kıvrıldım kedi gibi. Çıtırdayan odun sesine karışmış duyguların ateşi var yanarken külünü miras bırakan. Bir yanda ilmek ilmek işlediğim gergefim, bir yanda her ilmekte işlenen gerçeğim..
Sobanın üzerine birkaç portakal kabuğu koydum. Mis gibi kokusu yayılırken odama, kendimden geçtim adeta. Bir elimde tavşan kanı çayım, diğerinde kitabım. Hayallerimde ise yalnızlığım..
Sonra yeşil fırfırlı perdeyi aralayıp pencereden dışarı bakıyorum. İki çocuk karşı kaldırımda misket oynuyor. Postacı bisikletiyle mektup dağıtıyor. Az ilerde iki genç kavga ediyor. Baktı ki kavga büyüyecek, Kasap Ahmet Amca dükkanından çıkıp kavgayı ayırıveriyor. Baklavacı Ramazan da iki baklavayla koşup geliyor ve gençlerin ağzına baklava dilimlerini tıkıp işi tatlıya bağlıyor..
Sobanın üzerine birkaç portakal kabuğu koydum. Mis gibi kokusu yayılırken odama, kendimden geçtim adeta. Bir elimde tavşan kanı çayım, diğerinde kitabım. Hayallerimde ise yalnızlığım..
Sonra yeşil fırfırlı perdeyi aralayıp pencereden dışarı bakıyorum. İki çocuk karşı kaldırımda misket oynuyor. Postacı bisikletiyle mektup dağıtıyor. Az ilerde iki genç kavga ediyor. Baktı ki kavga büyüyecek, Kasap Ahmet Amca dükkanından çıkıp kavgayı ayırıveriyor. Baklavacı Ramazan da iki baklavayla koşup geliyor ve gençlerin ağzına baklava dilimlerini tıkıp işi tatlıya bağlıyor..
7 Mart 2018 Çarşamba
GRAPON KAĞITLARI | DİDEM MADAK
Ya da perçemine düşlerin.
Şiir düşer gölgesine, altında büyüdüğüm ağacın.
Şiir düşer yangınların orta yerine.
Şiir düşer dillerden gönüllere.
Bu gece de Didem Madak konuk oldu bizim eve.
Şimdi de size doğru yola çıktı geliyor misafirimiz. Ağırlamak isteyenler kapıyı aralasın :)
1 Mart 2018 Perşembe
BLOGGER TAKİP ETKİNLİĞİ
Yepyeni bir blog keşif etkinliği başlatıyoruz.Etkinli ğimizin bir süresi yoktur bir yıl, iki yıl sonra bile gelseniz kabulümüzdür. Biliyoruz ki hala bloğuna önem veren ve onu geliştirmek için çabalayan fakat takipçisi sayısı artmadığı için üzülen çok sayıda arkadaşımız var. Bizde instagramda çok moda olan takip etkinliklerinden etkilenerek bloggerlar için blog takip etkinliği yapmaya karar verdik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







