29 Aralık 2017 Cuma

MUTLULUK

Elindeki şişlerle bir ters bir düz ören bayanın, kendini örgüye bir kaptırışı vardı ki sanırsınız dünyadan soyutlanmış. Eli işledikçe yüreği de ilmek ilmek işlenmiş ördüğü atkıya. Kim bilir hangi sevdiğinin boynuna dolanacak o sevgiyle örülen atkı? Küçük şeylerden büyük mutluluklar çıkıyor besbelli. Onun mutluluğu iki ilmek arasında.

Elma kurtları elmanın en güzel yerine yerleşirler. Kitap kurtları ise kütüphanenin en güzel yerine. Kitap kokusunu içine çeke çeke sayfaların arasında kaybolmaktır onlara göre mutluluk. Bu da görünüşte küçük ama aslında büyük mutlulukları beraberinde getirir.

22 Aralık 2017 Cuma

HAYAT ARKADAŞIMA

İnsanın hayatında dönüm noktaları vardır. Evlilik, mezuniyet, sınav vs. gibi.. Evlilik deyince aklıma hep Barış Manço'nun Süper Babaanne şarkısı gelir. O şarkıda "bir yastıkta tam kırk yıl" diye bir ifade vardır. Acısıyla, tatlısıyla paylaşılmayı bekleyen  bir ömürdür bizim kapımızı çalan..

Bir elmanın iki yarısı olup birleştirildiğinde tamamlanan, hayatıma renk katan güzelliktir eşim..

Kırk yılların çok başında olmamıza rağmen aynı yastıkta kocamayı hayal ettiğim biriciğimdir eşim..

17 Aralık 2017 Pazar

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE | GRIGORY PETROV

Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap Finlandiya'ya hitaben yazılmış. Burada bataklıklar içindeki bir ülkenin nasıl ayağa kalktığından, sosyo-ekonomik gücünü nasıl kazandığından, nasıl gelişmiş bir ülke haline geldiğinden bahsediyor.

Ayrıca Atatürk'ün okullarda okunmasını tavsiye ettiği kitaplar arasında olması da manidardır. Okurken bir ülkenin yeniden şahlanışına tanıklık etmiş oluyorsunuz.

Din adamlarından, aydınlara; futboldan, eğitime  birçok alanda yapılması gerekenlerin anlatıldığı oldukça güzel bir kitap.

4 Aralık 2017 Pazartesi

DONDURULMUŞ GÜLÜCÜKLER

Sararmış albümlerin arasında buldum kendimi. Her fotoğraf karesinde bir başka anının izlerine rastladım.

Bazen ağlayan bir çocuktum sayfada bazense gülmekten katılan minik bir yavrucak. Bazen bir rock konserinde kendinden geçen çılgın bir genç karşılıyor beni. Bazense suyun üstüne yazı yazmaya çalışan bir yürek çıkıyor karşıma..

30 Kasım 2017 Perşembe

GİDENLERİN ARDINDAN

Önümden giden vapura son kez el sallarken, kaptan düdüğünü öttürüp giderken çok şey kalır geride. Köpük köpük sularda yol alan vapurun penceresinden bir çift göz düşer uçsuz bucaksız görünen maviliğin üzerine. Rıhtımda yolcusunun bir daha geri dönmeyeceğini düşünen bir dost, bir sevgili ya da bir anne kalbi, yüreği eline verilmiş gibi boynunu büküp elini sonsuzluğa sallarken kim bilir neler geçer aklından ve kalbinden?

27 Kasım 2017 Pazartesi

GÜNEŞLİ GÜNLER

Bir kaç kitap, bir fincan kahve, mürekkebe bulanmış hayaller, gaz lambası ve gecenin melon şapkası. Radyoda fon müziğine karışmış bir lavanta kokusu. Sallanan koltuğumun ayarı bozulmuş sanki. Kâh hızlı sallıyor, kâh sallamamak için naz yapıyor..

Köşeme çekildim kedi misali. Üzerimde renkli bir battaniye. Bir elimde kahve, diğerinde sararmış sayfalarında kendimi kaybettiğim kitabım. Gecenin sessizliğini bozan saatin tik-takları  ritmik bir türkü tutturmuş gibi. Sevmediğim bir şarkı çıkınca radyonun frekansını değiştirdiğim gibi saati ortadan kaldırıyorum. Artık sadece gecenin sessizliğinde kendimi dinliyorum.

20 Kasım 2017 Pazartesi

ÇİLEK REÇELİ

Önce çilekler yıkanıp, doğranır. Sonra şekerle buluşup ağızları tatlandırmak üzere tencereye alınır. Yavaş yavaş karıştırarak odun ateşinde pişirilir. Pişer pişmez, tereyağ çalınmış ekmeğin üstüyle buluşup mideye bayram ziyaretine gider. Bu tadımlık kısmıdır sadece.

Doyumluk kısmı için ise kavanozlar yola çıkmıştır bile. Sonra sabah kahvaltısının vazgeçilmez sevgilisi oluverir. Onsuz kahvaltının tadı olmaz sanki. Sadece çileklisi değildir elbet. Bir sürü çeşidi de hamarat ellerden çıkıp sofralara konuk olur. Yeter ki ağzımızın tadı kaçmasın. Keşke dünyanın ağzına bir parça çilek reçeli çalsak da ağzı tatlansa. Ya da ağızların tatlanması bu kadar kolay olsa.  Daha da ötesi bu tat hiç bozulmasa..

13 Kasım 2017 Pazartesi

ÇORBANAME

 Mide ameliyatı geçirdikten sonra, bir yakınım, önce sadece serumla, bir kaç gün sonra komposto suyu vb. sıvı gıdalar ile ve nihayetinde mide biraz iyileşince çorba ile beslenmeye başlamıştı. Yemek olarak çorbaya kavuşan bu akrabamın sevinci tarif edilemez idi. Bu kavuşma beni, Balıkesir'de çorbacılarda gördüğüm bu şiiri tekrar okumaya yöneltti. Afiyet olsun, iyi okumalar..

ÇORBANAME

Kana kuvvet göze fer batna cilâdır çorba
İllet-i cû'a deva mahz-ı gıdâdır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifâdır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba

6 Kasım 2017 Pazartesi

IHLAMUR KOKUSU

Sobanın üstünde demlenmiş ıhlamurun buharı penceremden dışarı süzülürken kokusu da dışarıda yağan yağmur damlalarının arasına karışıyordu. Belki bir bardak ıhlamur ikram ediyordu onlara, içleri ısınsın diye. Rüzgarın önüne katıp sürüklediği yağmur damlalarına eşlik ediyor bir bardak limonu sıkılmış ıhlamurum. Soğuk kış gecelerine inat içimi ısıtırken kokusuyla sarıp sarmaladı beni. Aldı götürdü yıllar önceki ninemin masalcı dünyasına..

Eskiden uzun kış gecelerinde sobanın etrafında toplanır kâh kestane pişirirdik, kâh ekmek kızartıp üzerine yağ çalardık. Çoğu zaman da ıhlamur kaynatır, kokusunda masallar dinlerdik. Evvel zaman içindeler, masal masalın içindelere dönüşürdü. Sonra da bilmeceler sıralanırdı peşi sıra. Televizyonun, tabletlerin, cep telefonlarının hüküm sürmediği, muhabbetin tavan yaptığı zamanlardaki ıhlamurun kokusu şimdilerde hissedilmiyor sanki. Sobanın etrafında masalcı ninem de yok artık. Geceye eşlik eden masallarım da. Ama hâlâ sobanın üstünde olmasa bile ocağımın üstünde kaynayan ve kokusu geceme eşlik eden ıhlamurum var..

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN !

Sevgili Kiremit Hanem bir çekiliş düzenlemiş. Oldukça hoş hediyeleri var. Benden duymuş olmayın çok şirinler. Sizler de şansınızı deneyin derim. Daha ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Herkese bol şanslar...