28 Mart 2018 Çarşamba

TİYATRO

 Doğduğumuzdan beri sahnedeyiz aslında. Hayata merhaba der demez başlıyoruz sahne tozunu yutmaya. Bazen çığlıklarımız, feryatlarımız çınlatıyor kulakları. Bazense kahkahalarımız..

Özlemler, umutlar, serzenişler, ince dokunuşlar... Hepsi bir arada. Kimi zamansa toza dumana bulanmış savaş sahneleri çıkar karşımıza. Bir bakarsınız ekmek kavgası girmiştir hayatımıza.

23 Mart 2018 Cuma

BLOGGER TANIMA | MİM

 Günlerden bir gün bir mim başlamış. Ezgi de beni mimlemiş.  Benim payıma da davete icabet etmek düşmüş. Sonra ne mi olmuş? Hep birlikte aşağıda okuyalım.:)

1. Nerelisin? 
Doğduğun değil doyduğun yer felsefesiyle şimdilik İstanbulluyum.

2. Burcun nedir? 
Koç gibi koçum.:)

16 Mart 2018 Cuma

BU BAYRAM BAŞKA BAYRAM

 Sobanın yanındaki mindere kıvrıldım kedi gibi. Çıtırdayan odun sesine karışmış duyguların ateşi var yanarken külünü miras bırakan. Bir yanda ilmek ilmek işlediğim gergefim, bir yanda her ilmekte işlenen gerçeğim..

Sobanın üzerine birkaç portakal kabuğu koydum. Mis gibi kokusu yayılırken odama, kendimden geçtim adeta. Bir elimde tavşan kanı çayım, diğerinde kitabım. Hayallerimde ise yalnızlığım..

Sonra yeşil fırfırlı perdeyi aralayıp pencereden dışarı bakıyorum. İki çocuk karşı kaldırımda misket oynuyor. Postacı bisikletiyle mektup dağıtıyor. Az ilerde iki genç kavga ediyor. Baktı ki kavga büyüyecek, Kasap Ahmet Amca dükkanından çıkıp kavgayı ayırıveriyor. Baklavacı Ramazan da iki baklavayla koşup geliyor ve gençlerin ağzına baklava dilimlerini tıkıp işi tatlıya bağlıyor..

7 Mart 2018 Çarşamba

GRAPON KAĞITLARI | DİDEM MADAK

 Şiir düşer pencereme geceleri.
Ya da perçemine düşlerin.
Şiir düşer gölgesine, altında büyüdüğüm ağacın.
Şiir düşer yangınların orta yerine.
Şiir düşer dillerden gönüllere.


Bu gece de Didem Madak konuk oldu bizim eve.

Şimdi de size doğru yola çıktı geliyor misafirimiz. Ağırlamak isteyenler kapıyı aralasın :)

1 Mart 2018 Perşembe

BLOGGER TAKİP ETKİNLİĞİ

 Yepyeni bir blog keşif etkinliği başlatıyoruz.Etkinliğimizin bir süresi yoktur bir yıl, iki yıl sonra bile gelseniz kabulümüzdür. Biliyoruz ki hala bloğuna önem veren ve onu geliştirmek için çabalayan fakat takipçisi sayısı artmadığı için üzülen çok sayıda arkadaşımız var. Bizde instagramda çok moda olan takip etkinliklerinden etkilenerek bloggerlar için blog takip etkinliği yapmaya karar verdik.

26 Şubat 2018 Pazartesi

BENİ BEN YAPAN SEVDİĞİM ŞEYLER

 Sevgili Ezgi tatlı bir mim başlatmış. Bir diğer sevgili arkadaşımız İncirli Kurabiye de beni mimlemiş. Peki Ebemkuşağı ne yapmış? Tabii ki siz sevgili okuyucuları keyifle okusun diye bu mimi cevaplamış :)

Aslında sevmediğim bir şeyi yapma gereği duymadığım için sanırım her yaptığımı severek yapıyorum. Ama maddelemek gerekirse aklıma gelenleri sıralayayım:

Nefes almak: Nefes alamasaydım hiçbir güzelliği yaşayamazdım zaten..

24 Şubat 2018 Cumartesi

SADECE YEDİ YAŞINDA

 Gündüz vakti gecenin olması ne demektir bilir misin, anne? Ben biliyorum işte. Yedi yaşında bir çocukken çocukluğumu çaldı hırsızlar. Hem de yetmiş yıllık yük bırakıp üzerime.

Üzerime kara bulutlar çöktü önce. Çok karanlıktı ve ben korkuyordum anne. Çığlık atmak, "Anne" diye bağırmak istedim. Kocaman bir el kapadı ağzımı. Çırpındım, çırpındıkça yoruldum, anne. Sonra bir gölge düştü üzerime. Gündüzümü geceye çevirdi. Sessiz çığlıklarımı benden başkası duymadı.

20 Şubat 2018 Salı

PEMBİŞ İLE MAVİŞ

 İki eski dost... Kafa kafaya vermiş eski günleri yad ediyorlardı. Pembiş başladı anlatmaya:

Hatırlar mısın Maviş? Hani bir gün çok kar yağmıştı. Okula giderken yolda kayıp düşmüştüm. Buzluydu çünkü yerler. Beni yerden ilk kaldıran ise sen olmuştun. O zaman anlamıştım senin gerçek dost olduğunu..

15 Şubat 2018 Perşembe

KURUTULMUŞ KELEBEKLER | IRINA ANDREEVA

 İyiliğin kötülükle, masumiyetin günahla, insanın insanla verdiği savaşın hüzünlü ve kırık öyküsü...

Gürcistan'daki savaşta ailesini, evini ve geçmişini yitiren iki genç kız Ruso ve Makvala. Herşey okulun düzenlediği bir etkinlikle evlerinden ayrılan bu ikilinin o sırada memleketlerinde çıkan savaş sonrasında geriye döndüklerinde ailelerini kaybettiklerini öğrenmeleriyle başlar. Uçurumun kenarında hayatta kalabilmek için verilen bir savaştır onlarınki..

11 Şubat 2018 Pazar

SENEDE BİR GÜN

 Anne! Ne güzel kelime değil mi insanın yüreğine nakşeden? Başlara taç, gönüllere şifadır Anne. Her derde devadır bu koca yürek. Onun sevgisi bir güne sığdırılabilir mi ki, her sene, senede bir gün Anneler Günü olsun? Her gün onların günü olmalı değil mi?

Baba! Ne güçlü kelimedir bu. "Dağ gibi Babam" deriz anlatırken, gölgesinde huzur solukladığımız, sırtımızı dayadığımız.. İlk kahramanımızdır bizim gözümüzde. Gönlümüzün paşası, evimizin direğine olan sevgi bir güne sığdırılabilir mi ki senede bir gün Babamız'a hediye alma derdiyle yanıp tutuşuyoruz?