11 Ağustos 2020 Salı

HAYATIN İÇİNDEN

 Egzoz dumanlarına karışmış zambak kokuları etrafı sararken korna seslerine de çocukların şen kahkahaları karışmıştı. Mahallenin bakkal amcası elindeki kedi mamalarıyla peşine taktığı kedileri boş arsada doyurma derdine düşmüştü. Mamalarını yiyen kediler patilerini yalayarak teşekkür ediyordu babalarına..

Mahallenin bir köşesinde Müzeyyen Teyze'nin sakız sardunyaları balkondan etrafı selamlıyordu, nihavend makamı eşliğinde.  Bir kenarındaysa isyan şarkılarına eşlik eden gençlik kendinden geçiyordu. Çocuklar ise bu iki köşenin ortasında yakalamaca oynuyorlardı. Onların şen kahkahaları evlerin pencerelerinden içeri sızıp gönülleri şenlendiriyordu,. Hele zeytin ağacı yok mu? En çok o seviyordu çocukların sesine ses vermeyi. Onları dinlemeyi. Kim bilir belki de kendince eşlik ediyordur onların şarkılarına...

3 Ağustos 2020 Pazartesi

KIZLAR YARIŞIYOR

 Mahallenin ufaklıkları ile bahçede bir yarışma düzenledik. Konumuz: SEVGİ. Çocukların kimi şiir yazdı, kimi ise resim çizdi. Gönülden kağıtlara sevgi aktı.

Sonrasında da ufak bir ödül töreni vardı... 👏

19 Temmuz 2020 Pazar

SARE TEYZE

 Kervandan biri daha göçtü bugün. Öyle sessiz-sedasız. Zaten dünyada var iken de konuşamadığı için sessiz yaşardı. Ölümü de sessiz oldu yaşamı gibi. Adını bile bilmezdim aslında. Onu da bugün okunan saladan öğrendim..

Konduk-göçtük misali yaşarken dünyada birileri giderken usulca, yerlerine bir başkaları geliyor. Ve hayat kaldığı yerden devam ediyor..

1 Temmuz 2020 Çarşamba

TEMİZLİK

 Son bir kaç aydır silinmemiş camların ardından bakarken hayata ne kadar kirli görünüyor her yer. Oradan oraya koşuşturan insanlar, çat kapı değişen duygular, rengarenk hayatlar, karşı kaldırımdaki gururlu akasya ağacı, çapraz apartmanda her gün sardunyalarını sulayıp kokularını içine çekerken huzur bulan teyze, karşı apartmanın kedisiyle hemhal olmuş afacan çocuk hepsi çamura bulanıp kirlenmiş gibi bakıyor bana pencerenin ardından..

21 Haziran 2020 Pazar

BABA

 Bugün Babalar Günü biliyor musun? İlk kahramanım, süper kahramanımdın benim. Kocaman parmaklarının arasından hayatı yakalar, omuzlarının üstünden bütün dünyayı ele geçirecekmişim gibi hissederdim. 

Baba demek güç demekti. Tıpkı karşıda dev gibi yükselen dağlar gibi. Ne kadar darbe yese de dimdik ayakta duran bir yiğitti.

Baba demek güven demekti. Hata yapsan dahi korkmadan ona anlatabilmekti her şeyi. Gece beraberce oturup yıldızları sayabilmenin, onun anlattığı masallarla huzurla uykuya dalabilmenin adresiydi baba.

3 Haziran 2020 Çarşamba

KORKU

 Pencereden soğuk hava geliyordu. Rüzgarın hışırtısı geceyi bölerken aniden başlayan yağmurla birlikte ortalığı aydınlatan şimşek fotoğraf çekiliyor hissi verse de ardından gümbür gümbür etrafı döven gök gürültüsü beni korkutmaya yetti de arttı bile. Küçüklüğümden beri korkmuşumdur bu sahneden. O zamanlar gök gürültüsü duyduğumda ya da şimşek çaktığında yorganın altına kafamı sokar sabaha kadar dışarı çıkarmazdım. Korku işte ecele faydası olmasa da yaşıyor insan.

Büyüdükçe korkularımın bittiğini düşünsem de bitmediğinin farkına varıyorum. Yıllar önce asansörde mahsur kalmıştım. Dar alan, karanlık, boşluğa düşme düşüncesi, o kapalı kutudan çıkamama endişesi korkumu ikiye katlamıştı. Oradan kurtulmanın verdiği mutluluk görülmeye değerdi..

25 Mayıs 2020 Pazartesi

BAYRAM

 Bin bir heyecanla alınan bayramlıkları ütüleyip özenle yatağın kenarına asardım. Ayakkabılar yeni alınmışsa parlatıp başucuma koyardım. Tatlı bir heyecanla uyumaya çalışır ama uyuyamazdım. Yeni alınmış elbiseme sarılıp öper, öyle yatardım. Eteklerimin boyu hep uzun olurdu seneye de giyer mantığıyla. Pantolon alınmışsa eğer beli bol gelirdi hep yine aynı düşünceyle. Ayakkabılar birkaç sene idare etsin diye bir-iki numara büyük alınırdı. O yüzden üzerime tam oturan bir kıyafetim olmadı hiç sadece o sene giyebileceğim. Ya da ayağımdan çıkmaya çalışmayan bir ayakkabım..

19 Mayıs 2020 Salı

RAFADAN TAYFA

 Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir rafadan tayfa ekibi varmış mahallenin birinde. Bu ekibe çok yakında biri daha katılacakmış, yeni komşu Nesrin.

Akın, oyun alanına doğru giderken mahalleye yeni taşınan birileri olduğunu görmüş. Hemen "Bir şeye ihtiyaçları var mı sorayım" diye geçirmiş aklından. Ne de olsa komşu olacaklarmış, tanışmaları lazımmış. Hemen yanlarına gitmiş ve  "Kolay gelsin, yardıma ihtiyacınız var mı?" demiş. "Benim adım Akın, bu mahallede yaşıyorum" diye eklemiş. Nesrin elini uzatmış "Merhaba, benim adım Nesrin" demiş ve sonra da kardeşini tanıtmış. Ayaküstü biraz sohbet ettikten sonra ufak tefek eşyaların taşınmasına yardım etmiş Akın..

13 Mayıs 2020 Çarşamba

KOKOREÇÇİ İSMAİL EFENDİ

 Özel sos ve baharatlarla hazırlayıp kendine has ilginç hareketlerle kıydığı kokereçin çığlıkları kulaklarımda, tadı ise damağımda.. Köşe başındaki kokoreççi dükkanını çalıştıran İsmail Efendi'den bahsediyorum. Kendisi dükkanın iğne atsan yere düşmez misali olduğu zamanları özler oldu bugünlerde. Şimdi dükkanında oturup sinek avlayan İsmail Efendi bu durumdan hiç de memnun değil. Arada yan komşu İzzet Efendiyle oynadıkları tavla  olmasa boş oturmaktan, sıkıntıdan patlar durumda. Neyse ki İzzet Efendi var da ortam biraz şenleniyor..

1 Mayıs 2020 Cuma

GECE...

 Gece perdesini çekmişken yeryüzüne holden sızan ışığa ayak uydurmaya çalışan bir ben var benden öte benden ziyade.

Karanlık bir gecenin orta yerinde ışıkla buluşmanın hazzıydı beni kendime getiren. Küçük kar tanelerine karışan ruhumun yansımalarıydı kendi gölgesine sarılıp düşen. Yeniden doğmanın adresiydi karla kaplı yollar. Baharın müjdeleyicisiydi kapıya dayanıp kazma kürek yaktıran kara kış.. Ve bilmem ki bu kaçıncı çırpınış...